Varlık, Hegel’de kendi başına duran tamamlanmış bir dolaysızlık değildir; belirlenimleri boyunca kendi üzerine dönerek Öz alanını açar.
Refleksiyon, Varlık ile Öz arasındaki ayrılığı değil, aynı mantıksal hareketin dolayımlanmasını ifade eder.
Search Results: Hegel (356)
Lukács’ın Genç Hegel çalışması, Hegel’i yalnız aşılmış bir idealist olarak değil, Marksizmin kendi yöntemini sınadığı temel düşünsel kaynaklardan biri olarak yeniden konumlandırır.
Hegel ile Marx arasındaki ilişki, kopuş ve süreklilikten çok, diyalektiğin hangi dönüşümden geçtiği sorusunda düğümlenir.
Hegel, felsefi başlangıcın başka bir ilkeye dayanamayacağını savunur; çünkü her temel, başlangıcın öncesinde yeni bir dolayıma işaret eder.
Saf varlık, bu nedenle en zengin değil, en yoksul ve en dolaysız başlangıç belirlenimidir.
Sanat güzelliği, Tin’in kendi içeriğini duyusal biçimde karşısına koymasıdır. Güzel sanat, doğayı kopyalamaz; tinsel hakikate görünüş kazandırır.
Tinin Dili, Görünüşün Mantığı ve Sanatın Kavramsal Zemini Hegel’in estetik derslerini okurken ilk karşılaşılan engel,…
Geçmişin kendi çağından anlatılması, sonraki bir zamanda yeniden kurulması ve felsefi düşüncenin konusu hâline gelmesi.
Hegel’de dünya tarihi; usun egemenliği, Tin’in kendini bilmesi, halk-tinleri, tarihsel bireyler ve özgürlük bilincinin ilerlemesi üzerinden ele alınıyor.
yapay zekâ, yapay zekânın özneliği, Slavoj Žižek, Hegel, Lacan, dijital Büyük Öteki, bileni olmayan bilgi, yapay zekâ ve felsefe, yapay zekâ ve psikanaliz, yapay zekâ ve özne, maternal süperego, üniversite söylemi, nesne a, Che vuoi, dijital özne, dijital yabancılaşma, yapay zekâ çağında özne, Hegel ve yapay zekâ, Lacan ve yapay zekâ, Žižek ve yapay zekâ, Sentetik Epistemoloji, algoritmik bilgi, dijital töz, öznesiz bilgi, yapay zekâ eleştirisi
Hegel’de edimsellik, yalnızca var olmak değil; kavramın dış varoluşta gerçekleşmesidir. Wirklichkeit, akıl ve hakikat ilişkisiyle açıklanır.
Giriş: Zamanın Sahibi Kimdir? Modern dünya, zamanı ölçülebilir bir kaynak, bölünebilir bir araç ve üretkenliğe…