Kant’a göre saf akıl, duyular dünyasında koşullar dizisinin mutlak bütünlüğünü nesne olarak bilemez.
Browsing: Saf Aklın Eleştirisi
Kant’ın transendental hayal gücü kavramından Heidegger’in Dasein ve zamansallık anlayışına uzanan felsefi dönüşüm
Kant’ta şematizm, saf kavramların duyusal görüye nasıl uygulanabildiğini açıklayan ara ilkedir. Şema, imge değil; zaman içinde işleyen bir kuraldır.
Saf Aklın Eleştirisi, Kant’ta aklın kendi sınırını, aşkınsal ilkelerini ve sentetik a priori bilginin imkânını soruşturan temel felsefi eserdir.
Kant’ta ‘Kavram’ın İki Biçimi: İdea ve Kategoria
Kant’ın deneyim kuramı, çağdaş bilişsel bilimler ve yapay zekâ tartışmalarını düşünmek için hâlâ güçlü bir zemin sunuyor.
Kant’ın Saf Aklın Eleştirisi bağlamında düşmüş kraliçe metafizik, aklın mahkemesi ve Hume’un açtığı nedensellik krizi üzerine düşünsel kompozisyon.
Kant ve Platon üzerinden felsefi yorum, yazarın niyeti ve kavramın tarihsel yazgısı üzerine düşünsel kompozisyon.
Kant’ta kozmolojik antinomi, dünyanın sonlu ya da sonsuz oluşu değil; fenomenler dizisinin kendinde bütün sanılması problemidir.
Kant’ın temel dersi şudur: Deneyim dünyası gerçektir; fakat mutlak değildir. Fenomen bilinir; kendinde şey düşünülür. Metafizik, bu ayrımı koruduğu ölçüde eleştirel hale gelir.