Ferdinand Max Bredt’in Türk Kadınları / Turkish Women eserinde üç kadın, çıplaklık ve örtünmenin farklı dereceleri içinde nargile, tavus kuşu, halılar ve kürklerle çevrili Oryantalist bir mahremiyet alanında yer alır.
Bakışların ayrışması, bedenlerin farklı görünürlükleri ve lüks nesneler; teşhir, mahremiyet, egzotizm ve “Doğu”nun seyredilebilir bir dünya olarak kuruluşunu yoğunlaştırır.
Browsing: Oryantalizm
Edwin Long’un Thisbe tablosunda Ovidius’un trajik âşığı, Pyramus’un görünmeyen varlığını duvarın ardındaki ses aracılığıyla ararken Babil’e ait bezemeli çevre aşk ile ayrılığı aynı yüzeyde toplar.
Edwin Long’un Queen Esther tablosunda Ester, kralın huzuruna çıkmadan hemen önce hizmetkârları tarafından hazırlanırken Pers sarayının arkeolojik ayrıntıları yaklaşan siyasal kararın sessiz eşiğini çevreler.
Edwin Long’un An Egyptian Feast adlı eseri, Herodotos’un aktardığı ölüm hatırlatması geleneğini müzik, çiçekler ve seçkin bir şölen düzeniyle yan yana getirerek Antik Mısır’ı görkem ve geçicilik arasındaki bir sahneye dönüştürür.
Edwin Long’un The Discovery of Moses tablosunda Firavun’un kızı, sazlıklar arasından çıkarılan bebeğe uzanırken Long’un arkeolojik ayrıntılarla ördüğü Antik Mısır çevresi kutsal anlatıyı geniş bir saray ve bahçe sahnesine taşır.
Sanatçının Tanıtımı Frédéric Bazille’in 1870 tarihli Tuvalet / The Toilet eseri, sanatçının son döneminde gerçekleştirdiği kadın çıplağı çalışmalarındandır. Bazille, Empresyonizmin oluşum çevresinde yer almakla birlikte bu…
Gabriel Ferrier’in Gözdenin Tuvaleti eseri, gözde kadını hizmetkârlar, çıplak beden, mahremiyet ve Oryantalist görsel dil içinde betimler.
Fabio Fabbi’nin Köle Pazarı eseri, çıplak kadın bedenini erkek bakışı, ticaret, teşhir ve Oryantalist temsil ilişkileri içinde kurar.
Fabio Fabbi’nin Köle Kızın Satışı / Slave Girl Sold at the Slave Market eserinde çıplak genç kadın yükseltilmiş platform üzerinde sergilenirken giyinik erkek figürü karşısında değerlendiren konuma yerleşir.
Beyaz örtü, renkli halılar, nargile ve bedenlerin farklı görünürlükleri; kölelik, teşhir, ticaret ve bakış arasındaki güç ilişkisini yoğunlaştırır.
François-Édouard Picot’nun Odalık / Odalisque adlı 1829 tarihli eserinde çıplak genç kadın, beyaz çarşaflar ve altın sarısı yastık üzerinde gözleri kapalı biçimde uzanır; arkasında büyük kırmızı perde, ön tarafta küçük masa ve devrilmiş kadeh, sağda ise dışarıya açılan koyu doğa görünümü yer alır.