Lacan ve J.-D. Nasio’da bilinçdışının analizanın sözü, analistin edimi, aktarım, gösteren ve psikanalitik yorum içinde ortaya çıkışı.
Browsing: Lacan ve Yapısal Psikanaliz
Jacques Lacan, Freud’un psikanalizini dilbilim, yapısalcılık ve felsefi ontoloji ile yeniden yorumlayarak 20. yüzyıl düşüncesinde derin etkiler yaratmıştır.
Lacan’ın “bilinçdışı bir dil gibi yapılanmıştır” önermesi; gösteren, yineleme, bilgi ve öznenin kendi sözü üzerindeki hâkimiyetsizliği üzerinden anlam kazanır.
Semptom yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir rahatsızlık değildir. Lacan’a göre öznenin söyleyemediği şeyi dile getirir, tekrarlarını düzenler ve vazgeçemediği zevk biçimini korur.
Jouissance Kavramının Zorluğu Jouissance, Lacancı psikanalizin en zor kavramlarından biridir. Zorluğu yalnızca çevrilememesinden kaynaklanmaz. Kavramın kendisi de Lacan’ın öğretisi boyunca yer değiştirir. Kimi yerde hazla, kimi…
Dylan Evans’ın Lacancı Kuramdaki Yeri Dylan Evans, Lacancı psikanalizin en zor kavramlarından biri olan jouissance üzerine yaptığı çalışmada, kavramı tek bir karşılıkla sabitlemeye çalışmaz. Onun katkısı,…
Lacan’da özne, ego, arzu, jouissance, fantazi, Gerçek ve semptom ilişkisi üzerinden eksikle kurulan bir yapı olarak düşünülür.
Dany Nobus’un Lacan okuması, ayna evresini imge, beden, Öteki, yabancılaşma, saldırganlık ve öznenin kuruluşu üzerinden düşünür.
Paul Verhaeghe’nin Lacan okuması; özneyi ego değil, yabancılaşma, ayrılma, öznel yoksunluk ve sinthome üzerinden kurulan bir yapı olarak düşünür.
Bu metin, Nami Başer’in “Freud ve Lacan Karşılaştırması” dersi ekseninde paylaşılan tartışmalardan hareketle, iki kurucu figürün kavramlarını, klinik yönelimlerini ve kültürel etkilerini birlikte düşünmeye çalışıyor. Amaç,…
Giriş: “Ben”in aynadaki icadı Ayna yalnızca yansıtan bir yüzey değil, öznenin kurulduğu bir sahnedir. Psikanalitik açıdan “ben” (ego), doğrudan bedensel deneyimin organik devamı değil; bir imge…