Filomythos Yapay Zeka
Bu yazıyla bağlantılı kavramları Filomythos arşivinde arayın.
Bir yerden gitmek, her zaman bir yere varmaktan fazlasıdır. Bazen hiç gitmeden gitmek gerekir. Aynı yerde kalırken yol almak. Düşünceyi kıpırdatmak. Sabitliğin içinden bir çatlak açmak
Deleuze burada başlar.
Çünkü onun felsefesi gitmekle ilgilidir ama göçle değil — göçebeleşmekle. Düşünceyi harekete geçirenin ne mekân ne de yön olduğunu, ama kaçış çizgileri olduğunu söyler. Kaçış, kaçmak değil; yerini değiştirmek de değil. Yerle bağını koparmadan yeni bir düzleme yayılmak.
Göçmenin bir coğrafyadan ötekine sürüklenmesi değildir mesele. O sürüklenişin ortasında, neyin taşındığına bakmaktır. Kodlarla mı gidilir? Kimliklerle mi? Mekânın üzerine yapışmış dillerle mi? Devletin çizdiği haritayla mı?
Devlet, Kodlama ve Kapma
Devlet kodlar. Yasa ile, sınır ile, sözleşme ile. Bir harita değil, bir düzen üretir. Kim nerede durmalı, ne zaman konuşmalı, hangi dile uygun biçimde yaşamalı. Deleuze’e göre bu, devletin kapma aygıtıdır: olanı yerinden etmek değil, yerli yerine oturtmaktır.
Oysa düşünce yerli değildir. Göçebe de değildir. Ama yerli ve göçebe arasındaki gerilimde oluşur.
Devlet savaş makineleri üretir: ideolojik, ekonomik, kültürel. Deleuze bu makineleri bozmaya çalışmaz. Onları kodlarından ayırmak ister.
Kodsuzlaşmak, bozmak değil; parçalamak değil; karışmaktır. Kodların içine sızmak, onları birbirine bulaştırmak, düzenin taşıyamayacağı bir yoğunluk yaratmak.
Düşünce Nasıl Kodsuzlaşır?
Kodlanmamak, temsil edilmemekle başlar. Kendi adına konuşmayı bırakmak değil — başkası adına konuşmamaktır.
Deleuze’ün Foucault ile yaptığı söyleşide söylediği şey budur: “Kimsenin yerine konuşmamalıyız. Çünkü konuştuğumuz an, bir başkasını kodlamaya başlarız.”
Düşünce, başkasını da kendini de kodlamaya meyillidir. Bu yüzden kodlardan kaçmak, sadece dışarı değil, düşüncenin içinden başlar. Bir kavramı tanımlamak değil, onun hareketini izlemek gerekir. Tanım bir sabitlemedir. Deleuze tanımlamaz. Çizgi çizer.
Kimlik, Ötekilik ve Azınlık
Göç bir bedensel hareket gibi görünür. Ama esas olarak bir kimlik taşıma biçimidir. Göç eden kişi, gittiği yere eski yerin kodlarını götürür. Mekân, dil, inanç, yas, alışkanlık.
Bu taşıma işlemi aynı zamanda iktidarın yeniden çalışmasıdır. Giden kişi özne olmaktan çıkar, temsil edilmesi gereken bir nesneye dönüşür. Dosyalara girer, sınıflandırılır, anlatılır.
Her anlatı bir kodlamadır. Her temsil bir düzleştirme. Her benzerlik bir bastırma.
Deleuze’ün önerdiği bu değildir. O, kimlikleri çözmek değil, kimlikleri aşındırmak ister. Aidiyet ile farklılık arasındaki gerginliği korumak. Biz’i kurarken, ötekini dışlamamak değil — ötekinin içinde yabancılığı olumlamak.
Yabancı bizden farklı değildir. Bizim içimizde sürekli yersizyurtsuzlaştırılan şeydir. Yersizyurtlaşma sadece dışarıdan bir kopma değil, içeride taşıdığımız çatlaklardır.

Çoğunluk ve Azınlık: Sesin Politikası
Çoğunluk olmak bir sayı meselesi değildir. Normlara en yakın olan, sesi en çok çıkan, adı en fazla tekrar edilen olmak. Azınlık ise duyulmayan, sayılmayan, temsil edilen.
Deleuze der ki: Azınlık konuştuğunda, onun adına bir başkası cevap verir. Siyasal sistem azınlığa söz vermez; onun yerine konuşur. Temsil eder. Ama temsil, haysiyetsizleştirir. Çünkü ses yerini kaybeder.
Ses yerini kaybettiğinde, bir kavram değil, bir çizgi üretmek gerekir. Kaçış çizgisi. Koddan kaçan bir şey.
Göçebe Yayla ve Düşüncenin Düzlemi
Yayla: Göçebe için düzlem. Başlangıcı ve sonu olmayan, sınırları çizilemeyen bir yer. Ama bu “yer”, sadece coğrafya değildir. Düşüncenin düzlemidir.
Düşünce göçebedir çünkü yer tutmaz. Tutunmaz. Her yerde olabilir ama hiçbir yerde kalmaz. Deleuze ve Guattari’nin rizom, savaş makineleri, kapma aygıtı, pürüzlü mekân gibi kavramları bu düzlemde yayılır.
Olmayanın Haritası
Bu bir sonuç değil. Bir oluşun haritası. Var olanı değil, var olmakta olanı yazmaya çalışmak.
Kodlardan kaçan bir şey varsa, o şey düşüncenin kıyısında değil merkezindedir. Kendisini kodlamayan, tarif etmeyen, tanımayan, kendini anlatmayan bir şey. Bir çizgi gibi. Belki bir kırılma. Bir yön değiştirme.
