Filomythos Yapay Zeka
Bu yazıyla bağlantılı kavramları Filomythos arşivinde arayın.
Sanatçının Tanıtımı
Umberto Boccioni, İtalyan modern sanatında kent, hareket ve toplumsal dönüşüm konularını merkeze alan sanatçılardandır. Fütürizmin kurucu isimlerinden biri olmadan önce Divizyonist renk tekniğiyle çalışmış; ışığı, atmosferi ve modern çevreyi birbirinden ayrılan kısa renk darbeleriyle ele almıştır. 1909 tarihli The Morning, sanatçının bu geçiş dönemine ait kent çeperi manzaralarından biridir.
Eserin Kısa Tanıtımı
Kompozisyon, resmin sağ alt köşesinden sol üst bölümüne doğru ilerleyen açık renkli yol çevresinde kurulmuştur. Yol boyunca yürüyen küçük insan figürleri, atlı araba ve düzenli aralıklarla yükselen direkler görülür. Bu çapraz hat, bakışı ön plandan uzak kent görünümüne taşır.
Ön plandaki arazi kırmızı, turuncu, mor ve koyu mavi renk darbeleriyle bölünmüştür. Sol taraftaki yapılar kırsal yerleşimin sınırını oluştururken arka planda fabrika bacaları, dumanlar, evler ve yüksek bir kule seçilir. Böylece eser, bütünüyle kırsal ya da bütünüyle kentsel olmayan bir geçiş alanını gösterir. Tarla, yol, atlı taşıma ve sanayi yapıları aynı manzara içinde yan yana bulunur.

Kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/Umberto_Boccioni
Gökyüzüne yayılan açık sarı ışık, sabahın belirli bir saatini doğrudan betimlemekten çok bütün yüzeye dağılan atmosferik bir aydınlık üretir. Uzak yapılar ışık ve duman içinde çözülürken yol üzerindeki figürler hareketin küçük işaretleri olarak kalır. Boccioni henüz sonraki Fütürist eserlerindeki sert parçalanmaya yönelmemiştir; buna karşılık modern yaşamın temposunu yol, ulaşım ve sanayi çevresi aracılığıyla resme dahil etmeye başlamıştır.
Sanat Akımının Açık Belirtilmesi
Eser, Divizyonizm bağlamında değerlendirilmelidir. Manzaranın kısa ve birbirinden ayrılan renk darbeleriyle kurulması, ışığın tek bir tonla değil yan yana getirilen sıcak ve soğuk renklerle üretilmesi bu sınıflandırmayı belirler. Kent çeperi ve hareket eden figürler Boccioni’nin ileride geliştireceği Fütürist ilgilerin habercisidir; ancak eserin temel resimsel yapısı hareketin parçalanmasından çok Divizyonist ışık ve renk çözümlemesine dayanır.
Sonuç
The Morning, sabah ışığı altındaki sakin bir yol görünümünden daha fazlasını taşır. Yürüyen insanlar, atlı araba, elektrik ya da telgraf direkleri ve uzaktaki fabrikalar, kırsal çevrenin modern kent tarafından dönüştürülmeye başladığını gösterir. Eserin gücü büyük bir anlatıdan değil, değişen dünyanın henüz sessiz fakat giderek belirginleşen ritmini renk yüzeyi içinde duyurmasından doğar.