Hegel’de özgürlük, bireysel keyfiyet değil; tinin kendini düşüncede, tarihte ve edimsellikte kurma sürecidir. “Gerçek bütündür” önermesi, öznel tin, nesnel tin ve saltık tin arasındaki hareketi özgürlüğün asli zemini olarak açar.
Browsing: diyalektik düşünce
Kaynak ve Genel Çerçeve Bu kaynak, Oğuz Haşlakoğlu tarafından YouTube’daki “Klasik Düşünce Okulu” kanalında sunulan Hegel’in estetik felsefesi üzerine bir seminerin transkriptinden oluşmaktadır. Konuşmacı, seminerine Hegel’in…
“Dücane Cündioğlu – Hegel’in Yamyamları” başlıklı konuşma, uygarlık ile barbarlık karşıtlığını Hegel’in düşünme biçimi üzerinden yeniden düşünmeye çağırıyor. Ama bunu, Hegel’i popüler şemalara sığdıran “tez–antitez–sentez” klişesini…
Devlet, Phaidros, Sofist ve Philebos Diyaloglarında Diyalektiğin Ontolojik ve Yöntemsel İşleyişi I. Giriş: Diyalektik Nedir? Platon’da Neden Temel Bir Yere Sahiptir? Platon’un felsefesi yalnızca düşünmek üzerine…
I. Giriş: Fenomenoloji Nedir? Felsefede Bir Yolculuk BiçimiHegel’in 1807 yılında yayımladığı Phänomenologie des Geistes (Tinin Fenomenolojisi), yalnızca felsefe tarihinde değil, düşünmenin kendisi için de bir kırılma…
İnsanın hakikatle kurduğu en derin ilişki, onun varlık ile yokluk arasında sürüp giden içsel geriliminde şekillenir. Bu gerilim, yalnızca metafizik bir mesele değil; aynı zamanda ahlaki,…
Deleuze, Derrida ve Diyalektik Arasında Bir Kavramın İzinde Felsefe, uzun süre özdeşlik ilkesine sadık kaldı. Bir şeyin “kendisiyle aynı olması”, düşünmenin temel koşulu kabul edildi. Ancak…
Klasik Mantıktan Diyalektik Felsefeye Özdeşliğin Serüveni Felsefenin mantıkla kesiştiği en temel ilke belki de budur: özdeşlik. “Bir şey, kendisiyle özdeştir.” Mantığın klasik formülasyonu bu kadar basittir.…
Yeni Bir Aşamanın Başlangıcı Immanuel Kant (1724–1804), felsefe tarihinde yalnızca bir filozof değil, aynı zamanda düşünmenin biçimini kökten değiştiren bir dönüm noktasıdır. “Kant öncesi” ve “Kant…
Sokrates öncesi filozoflar, sadece “öncü” değil, aynı zamanda felsefi düşünmenin kurucu boyutlarını temsil eder. Onlar felsefeyi sistemleştirmemiş, ama düşünmenin alanlarını genişletmiş; bilgiyi tanımlamamış ama onun koşullarını araştırmaya başlamışlardır.