Spinoza ve Leibniz’in felsefesi üzerinden rasyonalizmin sistemli yapısını keşfedin: Tanrı, doğa, monadlar, yeter neden ilkesi ve geometrik zorunluluk çerçevesinde evrenin akılsal yapısını açıklayan iki büyük düşünürün karşılaştırmalı analizi.
Yazar: Filomythos Editörleri
Gilles Deleuze, felsefeyi sabit özlerden, tekil bakışlardan kurtararak, hareketin, oluşun ve çoğulluğun felsefesini inşa etti. Onun düşüncesi, kavramların özgürleştirilmesi, arzunun politik bir enerji olarak kavranması ve düşüncenin rizom gibi yayılmasını savunur.
Görmenin Cinsiyeti ve Temsilin Politikası Sinemada temsil yalnızca anlatının taşıyıcısı değil, aynı zamanda ideolojinin, arzunun ve toplumsal normların yeniden üretildiği bir görme sistemidir. Bir filmin neyi…
İnsan neyle hareket eder? Neyi arzular? Aşk dediğimiz şey yalnızca bir duygusal durum mudur, yoksa çok daha derin bir oluş biçimi midir? Bu sorular, psikanalizin kurucuları…
Christopher Lasch’tan Ehrenberg’e uzanan çizgide modern öznenin narsisistik yapıdan sınırda, parçalanmış ve tükenmiş bir kimliğe evrilişi üzerine kültürel ve teorik bir çözümleme.
Mitolojik, Teolojik ve Psikanalitik Bir Yorum Denemesi I. Giriş: Aydınlatan Figürler, Cezalandırılan Akıllar İnsanlık tarihinde bazı figürler vardır ki, hem kahraman hem suçludurlar. Hem uygarlığın kurucu…
Platon: İdealar Kuramı ve Devlet Anlayışı
Giriş Bu yazı, Slavoj Žižek’in “Why we are getting more stupid” başlıklı söyleşisinden hareketle felsefenin bugün neden hâlâ vazgeçilmez olduğunu tartışıyor. Žižek, felsefenin rolünü ChatGPT gibi…
Musa ibn Meymun: Orta Çağ Yahudi Felsefesinde Akıl–İnanç
SANAT TARİHİNDE YÖNTEMLER – 6 I. Giriş: Görsel Temsilde Bakış ve Söylem Dönüşümü Bryson’un çalışmaları, özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda sanat tarihinin metodolojik temellerini sarsarak yeniden…