20. yüzyıl düşüncesinin en güçlü dönüşümlerinden biri, felsefi düşüncenin merkezini varlık, özne ve bilinç kavramlarından çekip, anlam üretiminin aracı olarak yapı kavramına taşımasıyla ortaya çıkmıştır. Bu…
Browsing: Dil Felsefesi ve Yapısalcılık
Dil felsefesi ve yapısalcılık, anlamın oluşumu, dilin yapısı ve düşüncenin sınırları üzerine kurulu modern düşüncenin temel kavramsal alanlarından biridir. Ferdinand de Saussure’ün gösterge kuramı ile başlayan yapısalcı gelenek, dilsel yapıların anlamı nasıl şekillendirdiğini sistematikleştirir. Claude Lévi-Strauss’un kültürel yapılar ve mitolojideki dilsel kodlar üzerine geliştirdiği yapısalcı çözümleme, göstergebilimin sınırlarını genişletir. Post-yapısalcı dönüşümle birlikte Jacques Derrida différance kavramı ve anlamın ertelenişi üzerinden yapının sınırlarını problematize eder; Michel Foucault söylem ve bilgi-iktidar ilişkisini analiz eder; Judith Butler ise dilin özne ve kimlik inşasındaki performatif rolünü açıklar. Filomythos’un Dil Felsefesi ve Yapısalcılık bölümü, gösterge, anlam, söylem, arzu ve özne kavramlarını tarihsel ve kavramsal bağlamlarıyla akademik derinlikte inceleyen içerikler sunar.
Felsefe tarihinin büyük bölümü boyunca dil, gerçekliği temsil eden, dış dünyayı kavramlar aracılığıyla ifade eden bir araç olarak görülmüştür. Klasik epistemoloji ve metafizik, dil ile gerçeklik…
Felsefenin, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaşadığı büyük dönüşüm, yalnızca varlık ve bilgi kavramlarını değil, anlam ve dil ile birlikte metin kavramını da felsefi düşüncenin…
Felsefe tarihinde “özne” kavramı, düşüncenin ve eylemin merkezi varlığı olarak uzun süre kavranmıştır. Klasik epistemolojide özne, bilginin kurucusu ve taşıyıcısı; etik ve siyaset felsefesinde karar alan,…
İdeoloji ve dil ilişkisi, felsefi düşüncenin yalnızca epistemolojik değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal katmanlarına da temas eden merkezi bir tartışma alanıdır. Dilin yalnızca anlam üretme…
Yapısalcılık Bir Dönüşüm Müdür? 20. yüzyılın ortasında felsefe, dilbilim, antropoloji ve edebiyat eleştirisi alanlarında etkili olan yapısalcılık, düşünce tarihini derinden etkilemiş teorik bir yaklaşımdır. Yapısalcılık, anlamın…
Felsefe, edebiyat ve kültürel analizde dilin merkezi rolü, 20. yüzyıl düşüncesini dönüştüren temel konulardan biri olmuştur. Bu dönüşümün en kritik figürlerinden biri de İsviçreli dilbilimci Ferdinand…
Foucault’da Bilgi, Dil ve İktidarın Kesişimi Söylemin Kavramsal Çerçevesi “Söylem” (Fr. discours) terimi, gündelik dilde çoğu zaman “konuşma”, “metin” ya da “anlatı” gibi anlamlarda kullanılsa da,…
Neden “fark” kelimesi yetmez? Felsefe tarihinde “fark” kavramı, çoğunlukla kimliklerin, düşüncelerin veya varlıkların karşılaştırılmasıyla ilgilidir. Antik felsefeden başlayarak bir şeyin “ötekinden farklı oluşu”, bilgi ve varlık…
Göstergeyi Neden Anlamalıyız? Gösterge, hem dilsel hem de kültürel dünyamızı oluşturan en temel yapıdır. Anlamın doğrudan verilmediği, daima bir şeyin başka bir şeyi temsil etmesiyle kurulduğu…