Sayat Uşaklıgil’in Havuz / Pool eserinde yüzücü kadınlar, robot, eski uçak, dev balık ve çocuk illüstrasyonu aynı görsel alanda karşılaşır.
Browsing: Resim Okumaları
Bir resmi sadece görmekle yetinmek, onun anlattıklarını duymamak gibidir. FiloMythos olarak “Resim Nasıl Okunur?” sorusunu merkeze alarak sanat eserlerine sadece estetik değil, felsefi ve simgesel bir gözle de bakmayı öneriyoruz. Kompozisyon, renk kullanımı, perspektif, ışık-gölge dengesi ve ikonografi gibi unsurlar üzerinden resmin dili çözülür; dönemin düşünsel atmosferi ve sanatçının dünyaya bakışı açığa çıkar.
Lucas Cranach’ın Meryem ve Yuhanna ile Çarmıhtaki İsa eseri, çarmıhtaki Mesih’i ve aşağıda birbirine tutunan Meryem ile Yuhanna’yı merkeze alır.
Mesut İkinci’nin Geri Dönüşüm / Recycling eserinde takım elbiseli erkekler, merkezde toplanan kaplumbağaları kapalı bir halka içinde çevreler.
Kaplumbağa, daire ve tekrar eden kurumsal bedenler; yavaşlık, korunma, döngü ve aynı yapının farklı yüzlerle yeniden üretilmesi fikrini yoğunlaştırır.
Gabriel Ferrier’in Kif İçenler / Kif Smokers eserinde oturan ve uzanan erkekler, pipolar, duman ve ayrıntılı iç mekân içinde ortak bir gündelik ritüelin parçaları hâline gelir.
Burcu Perçin’in Geçiş Dönemi eseri, antik heykel fragmanlarını çağdaş mekânla buluşturarak geçmiş, bellek, zaman ve dönüşüm arasındaki ilişkiyi kurar.
Joseph-Désiré Court’un Hippolytus’un Ölümü eserinde çıplak genç erkek devrilmiş savaş arabasının yanında ters dönmüş biçimde yatar; bir bacağı yukarı kıvrılır, kolları farklı yönlere savrulur, beyaz kumaş bedeni çevrelerken solda karanlık deniz ve arkada kırılmış araba parçaları yer alır.
Umberto Boccioni’nin Sokak Eve Giriyor adlı eserinde sırtı dönük ana kadın figürü balkon korkuluğundan başını sola çevirerek aşağıdaki inşaatı izler; sol ve sağ balkonlarda başka kadınlar, sokakta işçiler ve iskeleler yer alırken küçük bir at figürü ana kadının sırtının alt-sağ bölümünü keserek ileri doğru hareket eder.
Léon Augustin Lhermitte’in Le Vin eseri, şarap çevresinde toplanan işçileri, anne ve çocukları kırsal çalışma yaşamının içinde buluşturur.
Bardaklar, testi, mavi önlükler ve ağır ahşap yapı; emek, dinlenme, aile ve gündelik dayanışma arasındaki ilişkiyi kurar.
Joseph-Désiré Court’un Sezar’ın Ölümü / The Death of Caesar adlı 1827 tarihli eskizinde Marcus Antonius, yüksek bir platform üzerinde Sezar’ın kanlı tuniğini Roma halkına gösterirken Sezar’ın bedeni kırmızı kumaş üzerinde uzanır; aşağıdaki kalabalık kaldırılmış kollar ve yoğun hareketlerle sahneye yönelir.
Boccioni’nin eserinde pencereden dışarı yönelen kadın figürü, yüzünün çoğalan görünümleri, eğilen bina cepheleri, sokak kalabalığı ve ev içindeki nesneler aynı resimsel düzlemde birbirine geçer; kent, beden ve görme eylemi Fütürist eşzamanlılık içinde birleşir.