Jacob van Loo’nun 1648 tarihli Diana ve Nympheleri eserinde mavi giysili Diana ormanlık alanda nymphelerinin arasında otururken solda av köpeği ve yerde avlanmış kuşlar, sağ alt bölümde oklar ve av araçları görülür.
Browsing: Barok
Barok sanatı, hareketin, ışığın ve dramatik anlatımın sanata en etkili şekilde yansıtıldığı dönemlerden biridir. Duygulara hitap eden bu sanat akımı, Rönesans’ın dengeli yapısından koparak izleyiciyi içine çeken yoğun bir sanatsal deneyim yaratmıştır.
Bartolomé Esteban Murillo’nun Yusuf ve Potifar’ın Karısı eserinde Yusuf iki kolunu açarak soldan uzaklaşırken, yatağın üzerinde yarı açık giysilerle doğrulan Potifar’ın karısı onun geride kalan kumaşını eliyle tutar; koyu oda, ağır perde ve kırmızı yatak örtüleri sahnenin dramatik gerilimini çevreler.
Guercino’nun İsa ve Samiriyeli Kadın eserinde kırmızı giysili İsa kuyu başında karşısındaki kadına bakarak eliyle konuşurken, kadın ahşap su kabının yanında ona doğru dönmüş biçimde durur; arkalarında ağaçlar ve karanlık bir kır manzarası uzanır.
Jacob van Loo’nun Danae eserinde çıplak Danae beyaz çarşaflı yatakta gözleri açık biçimde uzanırken siyah giysili yaşlı kadın perdeyi kaldırıp havadan düşen altın paraları işaret ediyor.
Guercino’nun Zina Sırasında Yakalanan Kadın eserinde başını aşağı eğmiş genç kadının bileği arkasındaki miğferli erkek tarafından tutulurken, İsa sağdaki beyaz sakallı yaşlı adamla yüz yüze konuşur; eller ve karşılıklı bakışlar sıkışık kompozisyonun merkezini oluşturur.
Guercino’nun Et in Arcadia ego eserinde iki genç çoban ağacın yanında durarak taş üzerine yerleştirilmiş insan kafatasına bakar; kafatasının üzerinde sinek, yanında fare ve taşın ön yüzünde “ET IN ARCADIA EGO” yazısı görülür.
Rembrandt’ın Batşeba Banyosunda / Bathsheba at Her Bath adlı 1654 tarihli eserinde çıplak Batşeba beyaz kumaşlar üzerinde otururken elinde küçük bir mektup tutar ve bakışlarını aşağıya yöneltir; sol altta yaşlı hizmetçi ayağıyla ilgilenirken koyu iç mekân, ağır kumaşlar ve güçlü ışık figürün bedenini çevreler.
Jacob van Loo’nun Bakhosçu Sahne eserinde orman içinde birbirine yaklaşan çıplak çiftler, üzüm sıkarak içki hazırlayan erkek, yere uzanan kadın ve arka planda müzik yapan figürler görülür.
Rembrandt’ın Ganymedes’in Kaçırılışı eserinde dev koyu kartal, ağlayan küçük Ganymedes’i giysisinden kavrayarak göğe kaldırırken çocuk bir elinde kırmızı meyveler tutar ve çıplak bedeni havada aşağı doğru savrulur.
Domenico Fetti’nin Ekmeklerin ve Balıkların Çoğaltılması eserinde İsa geniş yarım daire kompozisyonun merkezinde havarilerle çevrili biçimde otururken iki yana yayılan büyük kalabalık içinde kadınlar, erkekler ve çocuklara yiyecek dağıtılır; palmiyeler, açık gökyüzü ve uzak insan toplulukları mucizenin genişleyen paylaşım alanını çevreler.