Merdiven, Dünya Ağacı ve şamanik yükseliş ritüelleri, kutsala ulaşmayı fiziksel bir hareketten çok varlık düzeyleri arasındaki geçiş olarak kurar.
Göğe çıkış miti; inisiyasyon, ölüm, yeniden doğuş ve ölümsüzlük düşüncelerini ortak bir dikey simgecilikte birleştirir.
Browsing: Mitoloji
Mitoloji, insanlığın evreni, yaşamı ve kendini anlamlandırma çabasının en eski ve en zengin anlatı biçimidir. FiloMythos olarak, Yunan, Mezopotamya, Mısır, Hint ve İskandinav mitolojileri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki mitosları felsefi, kültürel ve psikolojik açıdan inceliyoruz. Tanrıların, kahramanların ve yaratılış öykülerinin ardında saklı semboller, insan ruhunun derinliklerine açılan kapılardır.
Mircea Eliade’de imge, tek bir karşılığa kapatılamayan çokdeğerli bir anlam yapısıdır.
Sembol, tarihsel, dinsel, psikolojik ve kozmolojik katmanları aynı biçim içinde taşıyabilir.
Yunan mitolojisinde Uranos, Kronos ve Zeus; değişim, kuşak çatışması, güç paylaşımı ve kalıcı düzen sorununa üç farklı egemenlik biçimiyle karşılık verir.
Yunan mitolojisinde tanrıların doğuşu, evrenin bölgelerinin ve kozmik düzenin meydana gelişiyle aynı oluş sürecine aittir.
Zerdüşt’ün düşüncesinde Aša, hakikat ile doğru düzenin; Druj ise yalan, aldatma ve bozucu eylemin adıdır.
İnsan, düşüncesi, sözü ve eylemiyle gerçek düzenin kurulmasına ya da sahte düzenin sürmesine katılır.
Kaynak ve Bağlam Türk ve Orta Asya mitolojisinde kam figürü, kozmolojik yapının pratik yüzüdür. Tengri göğün yüksek ilkesi, Ülgen üst düzenin aydınlığı, Erlik alt dünyanın karanlık…
Avesta’nın en eski ilahilerinde Ahura Mazda, insanın seçimi ve hakikate dayalı dünya düzeni.
Zerdüşt’ün sesi, iyi düşünce, doğru söz ve iyi eylemin ortak sorumluluğunu kurar.
Kaynak ve Bağlam Türk ve Orta Asya dünyası için at, sıradan bir ulaşım aracı olmaktan çok daha fazlasıdır. Bozkır hayatı geniş alanlar, mevsimsel hareket, savaş, av…
Mircea Eliade’nin ebedi dönüş mitosu, kutsal zaman, ritüel tekrar, başlangıca dönüş ve tarihin ağırlığı kavramları üzerinden açıklanıyor.
Mircea Eliade’ye göre insan, dünyayı yalnız fiziksel bir alan olarak yaşamaz; bazı yerleri merkez, bazı zamanları başlangıç, bazı nesneleri ise kutsalın göründüğü eşikler hâline getirir.