Arthur Lemon’ın The Wooing of Daphnis adlı eseri, Theokritos’un pastoral dünyasını genç Daphnis, kadın figürü, beyaz sığırlar ve ağaçlıklı kır manzarası içinde aşk, yakınlık ve doğayla uyum çevresinde kurar.
Browsing: Akademizm
Akademizm, 19. yüzyıl Avrupa’sında güzel sanat akademilerinin belirlediği estetik ölçülere bağlı, disiplinli bir resim anlayışıdır. Kusursuz anatomi, cilalı yüzey, dengeli kompozisyon ve “yüce” konular (mitoloji, tarih, din, edebiyat) bu akımın temelini oluşturur. Akademik ressam, doğayı olduğu gibi kopyalamakla yetinmez; onu idealleştirir. Figürler heykelsi oranlarla kurulur, ışık ve renk ölçülüdür; erotizm bile zarafet ve mahremiyet içinde “terbiye edilir”.
José de Brito’nun Fanatizmin Şehidi eserinde yarı çıplak genç kadın karanlık bir Engizisyon mekânında erkek figürler tarafından çevrelenir; ön planda ateş ve metal araçlar, sağda haç, arka duvarda ise soluk figürlü görüntüler görülür.
Edwin Long’un The Chosen Five tablosu, Zeuxis’in ideal Helen imgesini oluşturmak için seçtiği beş modeli aynı atölye içinde bir araya getirerek güzelliğin gözlem, karşılaştırma ve sanatsal seçim yoluyla nasıl üretildiğini görünür kılar.
Lawrence Alma-Tadema’nın 1894 tarihli Spring eseri, çiçekli geçit, kadınlar, çocuklar ve Roma mimarisi aracılığıyla bahar kutlamasını Akademik Resim içinde ele alır.
Herbert James Draper’ın Sea Melodies adlı eseri, deniz nymphalarını üflemeli çalgının çevresinde toplayarak müzik, su ve dinleme hâlini akademik klasikçi figür anlayışı içinde birleştirir.
Lawrence Alma-Tadema’nın 1893 tarihli Unconscious Rivals eseri, iki kadın figürünü aşk, bekleyiş, görünmeyen rekabet ve antik Roma’nın seçkin yaşam çevresi içinde ele alır.
Edwin Long’un Yolda, Granada tablosunda kırmızı şemsiyenin altında ilerleyen aile, yüklü eşek, kümes hayvanları ve dağlık Endülüs manzarası 19. yüzyıl İspanyol gündelik yaşamının pitoresk bir kesitine dönüşür.
Engizisyon görevlilerinin yargılamak üzere karşılarına çıkardıkları dansçı, Edwin Long’un kompozisyonunda ahlaki denetim ile seyretme arzusunu aynı mekânda karşı karşıya getirir.
Henri-Paul Motte’un Bélus’un Nişanlısı eserinde çıplak genç kadın altın renkli minder üzerinde dev taş heykelin önünde oturur; heykelin iki yanında aslanlar, sağdaki merdivenlerde giysili figürler ve arka bölümde yanan ateş görülür.
Henri-Paul Motte’un La Rochelle Kuşatması’nda Kardinal Richelieu eserinde kırmızı pelerinli ve zırhlı Richelieu taş set üzerinde denize bakar; çevresinde koyu giysili figürler, dev ahşap kirişler, dalgalı su ve uzakta dumanlar içinde yanan bir gemi yer alır.