Sanatçının TanıtımıAnthony van Dyck (1599–1641), Flaman Baroğu’nun Rubens’ten sonra en etkili ressamıdır. Anvers’te öğrendiği güçlü figür plastisitesini İtalya’da Titian’ın colorito’su ile yumuşatıp zarif bir diksiyona dönüştürdü.…
Browsing: FiloMythos
Sanatçının TanıtımıIngres (1780–1867), 19. yüzyıl Fransız Akademizminin en katı çizgicilerinden. Klasik ideali, antik-Rönesans kaynakları ve emaye düzeyinde pürüzsüz yüzey arayışıyla tanınır. Çizgiyi renkten üstün tutan yaklaşımı,…
Sanatçının TanıtımıBotticelli (1445–1510), Erken/Yüksek Rönesans eşiğinde Floransa’nın şiirsel çizgiciliğini doruğa çıkaran ustadır. Atölyesi, Medici çevresinin himayesinde mitoloji ile Hıristiyan ikonografisini aynı zarafet ekonomisi içinde işler. Botticelli’nin…
“Dücane Cündioğlu – Hegel’in Yamyamları” başlıklı konuşma, uygarlık ile barbarlık karşıtlığını Hegel’in düşünme biçimi üzerinden yeniden düşünmeye çağırıyor. Ama bunu, Hegel’i popüler şemalara sığdıran “tez–antitez–sentez” klişesini…
Sanatçının Tanıtımıİsviçre doğumlu Charles Gleyre (1806–1874), Paris’te Akademik gelenek içinde mitolojik ve tarihsel sahnelerle tanındı. Ingres çizgiciliğini ideal beden anlayışıyla birleştirirken, figürleri teatral patlamadan çok ölçülü…
Henri Matisse, Branch of Flowers / Çiçekli Dal, 1906, tuval üzerine yağlıboya.
Sanatçının TanıtımıLe Nain Kardeşler (Antoine, Louis, Mathieu), Fransız Barok’unun ölçülü ve ağırbaşlı kolunu temsil eder. Caravaggio sonrası gölge-ışık duyarlığını benimserler; ancak İtalyan Barok’unun teatral patlamaları yerine,…
Sanatçının TanıtımıLe Nain Kardeşler (Antoine, Louis, Mathieu), 17. yüzyıl Fransız Baroğu’nun ölçülü ve ağırbaşlı kanadını temsil eder. Caravaggio sonrası gölge-ışık duyarlığını benimserler, fakat teatral patlamalardan kaçınarak…
Giriş Bu makale, “Antoine Petrov” kanalında yayımlanan “Žižek on Tarkovsky’s Solaris and Kieślowski’s Dekalog” başlıklı YouTube içeriğinin deşifresine ve tartıştığı meselelerin kavramsal izdüşümlerine dayanarak hazırlanmıştır. Metnin…
Courbet’nin önerisi nettir: resmin yüceliği ideaların cilasında değil, maddenin yoğunluğunda bulunur. Tenin üzerinde kırılan ışık, suyun soğuk sıkıştırması, kayanın sabit direnci; hepsi, görünen dünyanın kendisinde taşıdığı hakikati hatırlatır.