Hiçlik ve yokluk, yalnızca ontolojik birer kavram değil; düşüncenin kendisini mümkün kılan sınır hareketleridir. Varlık üzerine düşünmek, hiçliği dışlamak değil, onu sürekli yeniden kavramsallaştırmak zorunda kalmaktır. Çünkü hiçbir düşünce, kendi sınırını düşünmeden kendini tamamlayamaz.
Browsing: Varlık ve Hiçlik
Simgenin diliyle başlayan, bilme ediminin türlerine uzanan, oradan varlığın kendini açmasına yönelen bu düşünsel yolculukta artık son iki duraktayız: Yorumun katmanları ve bilmenin ötesindeki sadakat ilkeleri.…
Modern Felsefe: Kurucu Filozoflar ve Sistematik Çözümlemeler I. GİRİŞ: VAROLUŞÇULUĞUN FELSEFİ ÇIKIŞI Jean-Paul Sartre (1905–1980), 20. yüzyılın en etkili filozoflarından biridir. Onun düşüncesi, özellikle İkinci Dünya…
GİRİŞ: FENOMENOLOJİDEN VAROLUŞÇU ONTOLOJİYE GEÇİŞ 20. yüzyıl felsefesinin büyük dönüşümlerinden biri, fenomenolojiden doğrudan hareketle ontolojinin özgün varoluşçu çözümlemelere açılmasıdır. Edmund Husserl’in kurduğu fenomenolojik yöntemin köklerinden, Martin…
Jean-Paul Sartre (1905–1980), 20. yüzyıl felsefesinin en etkili ve çok yönlü figürlerinden biridir. Felsefi derinliği, edebi gücü ve siyasal angajmanıyla yalnızca bir filozof değil; aynı zamanda…