Filomythos Yapay Zeka
Bu yazıyla bağlantılı kavramları Filomythos arşivinde arayın.
2017 yılında Forensic Architecture işbirliğiyle üretilen “Saydnaya (the missing 19db)”, sesin sadece bir fiziksel titreşim değil, aynı zamanda politik bir hafıza aracı olduğu fikrine dayanan sarsıcı bir iştir. Abu Hamdan bu işte, Suriye’deki Saydnaya Askeri Hapishanesi’nde tutulan mahkûmlarla yapılan sesli görüşmeleri kullanarak, mekânın mimarisini ses yoluyla yeniden kurar.
Sesin Hafıza Olması: Eksik 19 Desibel
Saydnaya’da 2011 yılından itibaren rejimin uyguladığı sistematik sessizleştirme politikaları, hapishanenin içinde şoyle bir sonucu doğurur: Konuşan kişi neredeyse fısıltı seviyesine iner, ses 19 desibel kadar azalır. Bu, duyulmaktan çok daha fazlasıdır: Düşünmenin, konuşmanın, hatırlamanın bastırılmasıdır.
Abu Hamdan, bu kayıp 19 desibeli mimari bir tanıklık haline getirir. Mahkûmların sesli anlatılarından yola çıkarak hapishanenin planını, şiddetin akustik izleriyle yeniden şekillendirir. Hapishane görülmezdir ama duyulabilir. Sanatçının sorusu nettir: “Eğer bir yer görülmezse, yine de belgelenebilir mi?”

Kaynak: The Museum of Modern Art (MoMA)
Mimari Tanıklık ve Politik Estetik
Bu eser, klasik belgesel ya da yerleştirme pratiğinin dışında, “politik estetik” denebilecek bir alanda konumlanır. Abu Hamdan, sesi sadece duygusal ya da duyusal bir deneyim olarak sunmaz; onu mimari bir bilgi aracına dönüştürür. Mekânın iç yapısı, sesin yankısından çıkarılan hesaplarla yeniden kurulur.
Bu nedenle “Saydnaya”, hem şiddeti konu eden hem de şiddetin sessizlik yoluyla nasıl gizlendiğini ifşa eden bir iştir. Duvarların kalınlığı, ayak sesiyle belirlenen mesafeler, yankının kaybolma hızı gibi teknik detaylar, sanatçının hakikat için kurduğu alternatif bir arşivin parçası olur.
Sanat, Tanıklık ve Adalet

Abu Hamdan için sanat, adli sistemin görmezden geldiği ya da göremediği bir sesi duyurma çabasıdır. Tanıklık, yalnızca mahkemede verilen bir ifade değil; bir sesin kaydı, bir fısıltının haritası, bir hafızanın yankısıdır.
“Saydnaya (the missing 19db)”, günümüz sanatının neye dönüştüğüne dair çarpıcı bir örnektir: Sanatçının misyonu estetik bir çarpıcılıktan çok, epistemolojik bir girişime dönüşmüş durumda. Yani bu iş, görmek için değil, anlamak için yapılmış bir iştir.
