Sanatçının Tanıtımı
Peter Blake, İngiliz Pop artının en önemli isimlerinden biridir. Ancak onun resmi yalnız reklam, dergi kapağı ve popüler kültür imgesiyle sınırlı değildir. Blake’in dünyasında çocuk kitabı estetiği, nostalji, halk anlatıları, sahneleme ve görsel hafıza da güçlü biçimde yer alır. Bu yüzden onun yapıtlarında modern olan ile masalsı olan, popüler olan ile eski anlatı biçimleri aynı yüzeyde karşılaşabilir. Özellikle anlatı taşıyan işlerinde Blake, resmi açıklayıcı bir hikâye anlatma aracına dönüştürmez; tersine görüntüyü yarım bırakır, tuhaflaştırır ve sessiz bir gerilim içinde tutar.
Eserin Tanıtımı ve Kompozisyon
Bu kompozisyon koyu, neredeyse bütünüyle karanlık bir orman fonu önünde kurulmuştur. Resmin iki yanında iki atlı figür yer alır. Solda, kırmızı tonlar içinde betimlenmiş daha küçük ölçekli bir figür kırmızı ata binmektedir. Sağda ise daha açık tonlu, beyaz ata binmiş ikinci figür yer alır; elinde yıldız uçlu bir değnek ya da asa tutar. Sağdaki figürün yüzü daha belirgin, daha maskemsi ve daha tuhaf görünürken soldaki figür daha kısmi, daha gölgeli ve daha bastırılmış kalır. Bu ölçek farkı kompozisyona yalnız derinlik değil, anlatısal ağırlık da kazandırır: sağdaki figür daha baskın ve daha sahne merkezli, soldaki figür ise daha çekinik ama daha karanlık bir kutup gibi durur.
İki atlı figürün arasında, yer seviyesine yakın bir noktada yalnız başı ve omuzları görünen bir kadın figürü belirir. Bu kadın sanki toprağın içinden yükseliyor, saklanıyor ya da sahnenin gizli tanığı gibi görünür. Atlar birbirine tam saldırmaz; ama huzurlu da değildir. Başlıktaki “konuşmadan birbirlerine baktılar” ifadesi burada belirleyicidir. Resim hareketi değil, durmuş ve gerilmiş bir karşılaşmayı temsil eder. Olayın kendisi değil, olay öncesi ya da sonrası bir sessizlik anı resmedilmiş gibidir.

Panofsky Yöntemiyle Üç Düzeyli Analiz
Ön-ikonografik:
Resimde karanlık ağaçlar önünde iki atlı figür, ortada yerden yükselir gibi görünen bir kadın başı ve omuzları görülür. Soldaki at ve figür kırmızı tonlardadır ve daha küçük ölçeklidir. Sağdaki at açık renklidir; binicisi elinde yıldızlı bir asa tutar. Zemin koyu yeşil ve siyah alanlarla çevrilidir.
İkonografik:
Başlık, sahneyi doğrudan anlatısal bir bakışma ânına çevirir. Burada iki şövalye ya da şövalye benzeri figür konuşmadan birbirine bakar. Atlar, orman ve yıldızlı asa, Ortaçağ romansı ve masal dünyasını çağrıştırır. Fakat bu anlatı kahramanlık ya da çatışma biçiminde kurulmaz. Ortadaki kadın figürü sahneye kurtarılmayı bekleyen kişi, gizli tanık, arzu nesnesi ya da anlatının bastırılmış merkezi gibi ek anlamlar taşır.
İkonolojik:
Eser, şövalyelik anlatısını yüceltmek yerine askıya alır. Burada kahramanlık, düello ya da şövalye erdemi değil; sessizlik, bakış ve belirsizlik öne çıkar. Blake böylece masalsı anlatının dış kabuğunu korur ama içini boşaltır; geriye eylem değil, açıklanmayan bir gerilim bırakır. Bu da resmi, kahramanlık anlatısından çok, anlatının yapaylığını ve temsil doğasını düşünmeye açar.
Temsil – Bakış – Boşluk
Temsil:
Blake burada figürleri gerçekçi bir tarih resmi mantığıyla kurmaz. Atlar, yüzler ve bedenler bilinçli biçimde yapay, hafif karikatürize ve ilustratif bir sadelik taşır. Bu, resmi hafifletmez; tersine daha tuhaf hale getirir. Çünkü ciddi görünen şövalye sahnesi, çocuk kitabı estetiğiyle akraba bir görsel dil içinde verilir. Temsil burada inandırıcı bir Ortaçağ dünyası kurmaktan çok, masal imgesinin nasıl üretildiğini görünür kılma biçimidir.
Bakış:
Bakış bu tablonun gerçek merkezidir. Başlık zaten konuşmanın olmadığını söyler; geriye yalnız bakmak kalır. İki atlı figür birbirine yönelmiş görünür, ama bu yönelim bir çarpışmaya dönüşmez. İzleyici de bu sessiz karşılaşmanın üçüncü tanığı olur. Ortadaki kadın figürü ise bakış düzenini karmaşıklaştırır; sahnenin yalnız iki kutuplu bir yüzleşme olmadığını hissettirir. Böylece bakış burada kahramanca düello değil, çok katmanlı bir sessizlik ve askıda kalma alanı haline gelir.
Boşluk:
Ormanın koyu zemini ve figürlerin çevresindeki karanlık, bu eserin asıl boşluğunu oluşturur. Bu boşluk ferah bir doğa açıklığı değildir; belirsizliğin, tehdidin ve anlatının açıklanmayan kısmının alanıdır. Figürler karanlık içinde neredeyse sahneye itilmiş gibidir. Boşluk burada manzara değil, olayın söylenmeyen tarafıdır.
Stil-Tip-Sembol
Stil:
Blake’in üslubu burada Pop artın düz, okunabilir ve bilinçli biçimde yapay görsel mantığını taşır; ama bunu masalsı ve ilustratif bir anlatı diliyle birleştirir. Resim, duygusal taşkınlıktan çok kontrollü tuhaflık üretir. Yüzey açık, kompozisyon net, atmosfer ise bilinçli biçimde rahatsız edici derecede durgundur.
Tip:
İki atlı figür, kadın, atlar ve yıldızlı asa bireysel portreler olmaktan çok anlatı tiplerine dönüşür. Ancak bu tipler tamamlanmış ve açıklanmış değildir. Her biri masaldan çıkmış gibi görünür, fakat masalın tam olarak ne anlattığı belirsizdir. Bu eksiklik resmi daha güçlü kılar.
Sembol:
Kırmızı at ve kırmızı figür daha ilkel, daha dürtüsel ve daha tehlikeli bir kutup gibi dururken; beyaz at ve yıldızlı asa taşıyan figür düzen, büyü, yetki ya da görünür güç çağrıştırır. Orman bilinçdışı ve belirsizlik alanıdır. Ortadaki kadın figürü ise gizlenen hakikat, bastırılmış arzu ya da anlatının sessiz merkezi olarak okunabilir. Sessizlik de bu resmin görünmeyen ama en güçlü simgesidir.
Sanat Akımı
Eser, popüler anlatı dili, ilustratif sadelik, bilinçli yapaylık ve kültürel imgeyle kurduğu mesafeli ilişki bakımından açık biçimde Pop art içinde değerlendirilmelidir.
Sonuç
Peter Blake ve İki Şövalye Konuşmadan Birbirlerine Baktılar, Peter Blake’in anlatıyı eylemden çok duruş, sessizlik ve bakış üzerinden kurduğunu gösteren güçlü bir eserdir. Burada iki atlı figür karşı karşıya gelir; ama resim çatışmayı değil, çatışmanın ertelenmiş halini gösterir. Eserin gücü, şövalyelik imgesini romantik kahramanlıktan çıkarıp karanlık, tuhaf ve düşünsel bir masal alanına yerleştirmesinde yatar. Sonunda geriye yalnız iki şövalye değil, konuşmanın yerine bakışın geçtiği, anlamın ise kasıtlı olarak askıda bırakıldığı bir görsel sahne kalır.