Nous, ölümlü insanı değişmeyen düzene ve hakikate yöneltirken metis, sınırı teknik beceri, kurnazlık ve pratik zekâyla aşmaya çalışır.
Asklepios ve Sisyphos mitleri, bu iki yönelimin ölüm karşısında nasıl farklılaştığını açığa çıkarır.
Browsing: akıl
Kant’ta ‘Kavram’ın İki Biçimi: İdea ve Kategoria
Kant ve Platon üzerinden felsefi yorum, yazarın niyeti ve kavramın tarihsel yazgısı üzerine düşünsel kompozisyon.
Akıl mı, İman mı? Felsefe Tarihinde Din ile Felsefenin Bitmeyen Gerilimi
Platon’un hyperouranion topos ifadesi, Aristoteles’in form eleştirisi ve Kant’ın güvercin örneğiyle ideaların yeri sorununu açıklar.
Giriş: Aklın Doğaya İndirgenemeyen Konumu 18. yüzyıl düşüncesi, insan aklının doğa içindeki yerini sorgulayan yoğun felsefi tartışmalara sahne oldu. Özellikle empirist gelenek ile rasyonalist gelenek arasında…
Felsefi düşünce, en yalın haliyle insanın varoluşunu, evreni, bilgiyi ve değerleri sorgulama çabasıdır. Bu çabanın en eski ve temel itkilerinden biri ise “kesin bilgiye ulaşmak” arzusudur.…
Platon’un insan ruhuna ilişkin en güçlü sezgilerinden biri, insanın kendi içinde tek sesli bir varlık olmadığıdır. İnsan çoğu zaman bir şeyi doğru bulur ama başka bir…
Plotinos’ta “Bir”den taşan varlık, ruhun geri dönüş hedefiyle tamamlanır. Bu yazı, bu şemanın İslam felsefesinde sudûr teorisiyle nasıl yeniden kurulduğunu; Fârâbî ve İbn Sînâ’daki izlerini kısaca izler.
Kant’tan Hegel’e, Diyalektiğin Kalbindeki Kavram Felsefede Çelişki Neden Temel Bir Meseledir? “Çelişki” kelimesi gündelik dilde çoğu zaman basit bir tutarsızlığa işaret eder: Birinin bugün söylediğiyle dün…