Hegel’in felsefesinde “tin” kavramı, insanı yalnızca düşünen bir varlık olarak değil, kendi üzerine dönebilen, kendini kurabilen ve dünyada anlam üretebilen bir varlık olarak düşünmenin adıdır. Bu…
Browsing: özbilinç
Felsefe tarihi yalnız büyük metinlerin tarihi değildir; aynı zamanda o metinleri görünür kılan aracılıkların tarihidir. Bazı eserler doğrudan okunarak değil, ancak onları açıklayan, amaçlarını belirginleştiren ya…
Hegel’de özgürlük, bireysel keyfiyet değil; tinin kendini düşüncede, tarihte ve edimsellikte kurma sürecidir. “Gerçek bütündür” önermesi, öznel tin, nesnel tin ve saltık tin arasındaki hareketi özgürlüğün asli zemini olarak açar.
Buradaki asıl mesele, Kant ile Hegel arasındaki farkı yalnız iki ahlak kuramı arasındaki fark gibi değil, özgürlüğün nasıl mümkün olduğu sorusu üzerinden düşünmektir. Kant, evrensel yasa…
Marx’ın doktora tezinde doğa, zorunluluk ve özbilinç Karl Marx’ın 1841’de Jena Üniversitesi’ne sunduğu doktora tezi, ilk bakışta antik Yunan atomculuğu üzerine teknik bir karşılaştırma gibi görünür.…
Giriş: Tanınmanın Mantığı ve Bir Sahnenin Kuruluşu Hegel’in Tinin Fenomenolojisi’nde efendi–köle diyalektiği, “özbilinç” bölümünde açılan bir düşünce sahnesidir. Amaç, iki bilincin birbirine bakışında ortaya çıkan gerilimi…
Öznenin Bilgiyle Kurduğu Bağ Felsefe tarihi boyunca bilgi sorunu, yalnızca bilginin nesnesine değil, aynı zamanda bu bilginin kim tarafından ve nasıl üretildiği sorusuna dayanır. “Özne nedir?”…