Sanatçının Tanıtımı
Edwin Austin Abbey (1852–1911), Amerikalı ressam ve illüstratör olarak hem Avrupa hem de Amerika’da ün kazanmış bir isimdir. Özellikle Shakespeare, Spenser ve Ortaçağ edebiyatından esinlenen tarihi ve alegorik sahneleriyle bilinir. Abbey, dönemin en büyük siparişlerinden biri olan Boston Public Library freskleriyle adını duyurmuş, hem anıtsal kompozisyonlarda hem de küçük ölçekli taslaklarda çizgi, renk ve figür dengesini titizlikle işlemiştir.
Abbey’nin The Hours için hazırladığı bu küçük ölçekli çalışma, onun zaman kavramını alegorik bir düzende ele alışının etkileyici bir örneğidir. Yale University Art Gallery’de korunan bu çalışma, sanatçının büyük ölçekli bir tasarım öncesi geliştirdiği renk ve figür kurgusunu yansıtır.
Eserin Tanıtımı ve Kompozisyon Çözümlemesi
Kompozisyon neredeyse tümüyle dairesel bir biçimde tasarlanmıştır. Geniş bir gök kubbe gibi algılanan mavi daire, izleyiciyi evrenin içine çeker. Sağ kenardan başlayarak içeriye doğru kıvrılan çıplak figürler, el ele tutuşmuş bir zincir oluşturur; bu zincir, güneşe yaklaşan ve ardından yeniden geceye karışan “saatlerin döngüsü”nü sembolize eder.
Dairenin sol tarafında koyu geceyi simgeleyen derin lacivert ve siyah tonlar, ince bir hilal ay ile tamamlanır. Sağ tarafta ise parlak sarı ve turuncu ışık, güneşi ve gündüzün doğuşunu temsil eder. İnsan figürleri adeta bu göksel hareketin ritmine kapılmış gibidir; zincir hâlindeki dans, zamanı insan deneyimiyle birleştiren alegorik bir halkadır.
Abbey, bu çalışmada ayrıntılardan çok bütünsel etkiyi ön plana çıkarır. Renk geçişleri, figürlerin ritmik hareketleri ve kozmik dairenin bütünlüğü, izleyicide zamanın kaçınılmaz akışı ve evrenin döngüselliği üzerine şiirsel bir duygu uyandırır.

Kaynak: https://commons.wikimedia.org/wiki
Panofsky Yöntemiyle Üç Düzeyli Analiz
Ön-ikonografik düzey: Mavi bir daire içinde el ele tutuşmuş çıplak figürler, sağda parlak bir güneş, solda hilal ay vardır.
İkonografik düzey: Figürler zamanı ve günün farklı saatlerini temsil eden alegorik kişiliklerdir. Ay ve güneş, gece ile gündüzün karşıtlığını simgeler. Halkayı oluşturan figürler, kozmik bir döngünün görsel ifadesidir.
İkonolojik düzey: Eser, insan yaşamının doğa ve evrenin döngüselliğine bağlı olduğunu ima eder. Abbey’nin yorumu, zamanın ölçülüp bölünemeyen ama sürekli akan yapısını görsel olarak somutlaştırır. The Hours alegorisi, yalnızca zamanı değil, aynı zamanda insanlığın evrendeki yerine dair metafizik bir düşünceyi taşır.
Temsil – Bakış – Boşluk
Temsil: Çıplak figürler “saatler”i temsil eder; zincir oluşturarak zamanı insan biçiminde görünür kılarlar. Ay ve güneş, evrensel döngünün simgeleridir.
Bakış: Figürlerin bakışları birbirlerine yönelmiştir; izleyiciyle doğrudan temas kurmazlar. Bu, sahneyi izleyiciden bağımsız, kendi iç ritmi olan bir döngü olarak hissettirir.
Boşluk: Dairenin içindeki boşluk gökyüzüyle doldurulmuştur; figürler bu boşluk içinde ritmik bir zincir olarak hareket eder. Boşluk, evrenin sınırsızlığına işaret eder.
Stil – Tip – Sembol
Stil: Abbey burada daha serbest, taslak niteliğinde bir üslup kullanır. Renkler geniş fırça darbeleriyle uygulanmış, figürler detaydan çok hareketin ve ritmin parçası hâline getirilmiştir.
Tip: Figürler “zamansal alegori” tipindedir; bireysel özellikleri yoktur, yalnızca evrensel bir kavramı taşırlar.
Sembol: Ay geceyi, güneş gündüzü; figürler zamanı; daire evrenin döngüsünü sembolize eder. El ele tutuşan zincir ise insanlığın zamanı ortak deneyimle paylaşmasını simgeler.
Sanatsal Akımın Açık Belirtilmesi
Bu eser, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı alegorik tarih resmi ile sembolist eğilimlerin birleştiği bir çalışmadır. Abbey’nin dekoratif ve edebi etkilerle geliştirdiği üslup, zaman kavramını görsel şiirsellikte işler.
Sonuç
Edwin Austin Abbey’nin Small Scale Study for Design of The Hours -(Saatler İçin Tasarımın Küçük Ölçekli Çalışması) çalışması, zamanın döngüselliğini ay, güneş ve insan figürlerinin dansıyla resmeder. Küçük ölçekli olmasına rağmen, kozmik bir bütünlüğü ve metafizik bir düşünceyi taşır.
