Filomythos Yapay Zeka
Bu yazıyla bağlantılı kavramları Filomythos arşivinde arayın.
Yönetmen ve Bağlam
Abbas Kiarostami’nin 2008 tarihli Şirin / Shirin filmi, yönetmenin sinema, bakış ve temsil üzerine kurduğu en radikal çalışmalarından biridir. Film, klasik anlatının beklenen düzenini tersine çevirir: Seyirci, anlatının kendisini değil, o anlatıyı izleyen kadınların yüzlerini görür. Kiarostami burada perdeyi değil seyirciyi, olayları değil yüzlerdeki yankıyı, gösterilen hikâyeyi değil hikâyenin bıraktığı duygusal izleri merkeze alır.
Film, İran ve Fars edebiyatının önemli aşk anlatılarından Hüsrev ile Şirin hikâyesine dayanır. Ancak Kiarostami bu hikâyeyi doğrudan görselleştirmez. Savaş, aşk, fedakârlık, ölüm ve trajedi ses bandında ilerler; görüntüde ise sinema salonunda oturan kadınların yüzleri vardır. Böylece Şirin, sinemada görmenin ne olduğu kadar, görmeden hayal etmenin ve başkasının yüzünde duyguyu okumanın ne olduğu üzerine düşünür.
Filmin Tanıtımı ve Kompozisyon
Film, karanlık bir sinema salonunda oturan kadın seyircilerin yakın plan yüzlerinden oluşur. Bu kadınlar görünmeyen bir filmi izlemektedir. İzleyici, onların baktığı perdeyi görmez; yalnızca sesleri, müziği, çığlıkları, at nalı seslerini, diyalogları ve dramatik anlatıyı duyar. Görüntü ile ses birbirinden ayrılmıştır. Ses, görünmeyen hikâyeyi taşır; yüzler ise bu hikâyenin duygusal etkisini görünür kılar.
Kompozisyon son derece sınırlıdır ama bu sınırlılık filmin gücünü oluşturur. Kamera çoğunlukla sabit yakın planlarla kadın yüzlerine bakar. Kimi yüzler ağlar, kimi yüzler gerilir, kimi yüzler düşünceli biçimde perdeye yönelir. Bazen küçük bir gülümseme, bazen gözde bir yaş, bazen bakışın donması bütün dramatik yükü taşır. Kiarostami, sinemayı olayların gösterimi olmaktan çıkarır; seyretme eyleminin kendisini filme dönüştürür.
Panofsky Yöntemiyle Üç Düzeyli Analiz
Ön-ikonografik düzeyde filmde karanlık salon, kadın yüzleri, başörtüleri, gözyaşları, kirpikler, dudaklar, ışık yansımaları, arka planda beliren siluetler ve perdeye yönelen bakışlar görülür. Görüntüde büyük hareket yoktur. Hareket, yüz kaslarında, gözlerin nemlenmesinde, başın hafifçe dönmesinde ve duygunun yüzde belirmesinde yoğunlaşır.
İkonografik düzeyde yüz, anlatının taşıyıcısına dönüşür. Görülmeyen perde, hayal gücünün alanıdır. Karanlık salon, kolektif seyir deneyimini temsil eder. Gözyaşı, yalnızca duygusal tepki değil, anlatının bedende bıraktığı izdir. İkonolojik düzeyde film, sinemanın yalnızca gösterilen görüntülerden oluşmadığını gösterir. Sinema, görünmeyen şeyin seyircide kurduğu hayal, duygu ve hafıza alanıdır. Kiarostami’ye göre bazen en güçlü imge, doğrudan gösterilmeyen imgedir.
Temsil – Bakış – Boşluk
Temsil: Film, kadınları bir hikâyenin pasif izleyicileri olarak değil, anlamın oluştuğu yüzeyler olarak temsil eder. Görünmeyen Hüsrev ile Şirin anlatısı kadınların yüzlerinde yeniden kurulur. Her yüz, aynı hikâyeye farklı bir iç tepki verir. Böylece kadın seyirci, klasik sinemada çoğu zaman bakılan nesne konumundan çıkar; bakan, duyan, yorumlayan ve anlatıyı kendi yüzünde taşıyan özne hâline gelir.
Bakış: Şirin, bakış üzerine kurulmuş bir filmdir; fakat bu bakış alışılmış sinemasal bakış değildir. Kadınlar perdeye bakar, kamera kadınlara bakar, gerçek seyirci ise bu bakış ilişkisini izler. Ancak perde görünmediği için bakışın nesnesi eksik kalır. Bu eksiklik, seyirciyi kadın yüzlerine daha dikkatli bakmaya zorlar. Kamera yüzleri ele geçirmez; onların içinden geçen duygunun yüzeydeki titreşimini izler.
Boşluk: Filmin temel boşluğu, görünmeyen perdedir. Hikâye duyulur ama görülmez. Bu nedenle boşluk yalnızca eksik görüntü değil, filmin asıl anlam alanıdır. Görmediğimiz savaşları, aşkı, ölümü ve trajediyi kadınların yüzlerinden kurarız. Kiarostami burada seyirciyi edilgen izleyici olmaktan çıkarır; görünmeyen anlatıyı kendi zihninde tamamlamaya zorlar.
Stil – Tip – Sembol
Stil: Film, minimalizmin en yoğun biçimlerinden biriyle kurulur. Yakın plan yüzler, karanlık salon, sabit kamera ve ses-görüntü ayrımı temel stil öğeleridir. Dış dünyaya, mekânsal çeşitliliğe ya da klasik olay örgüsüne ihtiyaç duyulmaz. Kurgu, yüzler arasındaki geçişlerle duygusal bir ritim oluşturur. Ses bandındaki melodram ile görüntüdeki sade yüzler arasında güçlü bir karşıtlık vardır.
Tip: Kadın seyirci, filmin temel tipidir; fakat bu tip tekil değildir. Her yüz ayrı bir deneyim taşır. Ağlayan kadın, düşünceli kadın, kendini tutan kadın, bakışı donan kadın, hafifçe gülümseyen kadın; hepsi seyir deneyiminin farklı biçimlerini gösterir. Şirin ise görüntüde bulunmayan ama bütün yüzlerde yankılanan mitik kadın figürüdür.
Sembol: Yüz, filmin ana sembolüdür; görünmeyen anlatının bedende belirdiği yüzeydir. Gözyaşı, hikâyenin iç dünyaya geçişini gösterir. Karanlık salon, ortak seyir deneyimini taşır. Görünmeyen perde, sinemanın eksik ama kurucu alanıdır. Ses, hayal gücünü harekete geçiren görünmez imgedir.
Sanat Akımı / Sinemasal Bağlam
Şirin, deneysel sinema, minimalist sinema ve özdüşünümsel İran sineması içinde değerlendirilir. Film, Kiarostami’nin gerçek-kurmaca sınırına duyduğu ilgiyi bu kez seyirci deneyimi üzerinden genişletir. Burada sinema, gösterilen olayların toplamı değil, yüz, ses, bakış ve hayal gücü arasındaki ilişkidir. Film aynı zamanda kadın seyirciliğini merkeze alarak bakış rejimini tersine çevirir.
Sonuç
Şirin, sinemanın en temel sorularından birini yalın ama güçlü biçimde sorar: Görmediğimiz bir şeyi nasıl izleriz? Kiarostami, perdeyi ortadan kaldırarak seyircinin yüzünü perdeye dönüştürür. Anlatı artık görüntüde değil, yüzlerdeki duygusal izlerde yaşar. Böylece film, sinemanın yalnızca gösterme sanatı değil, aynı zamanda eksiltme, dinletme ve hayal ettirme sanatı olduğunu gösterir.
Görsel Diyalektik açısından filmde temsil, kadın seyircinin yüzünde kurulur; bakış, perdeye yönelen kadınlarla onlara bakan kamera arasında çok katmanlı hâle gelir; boşluk ise görünmeyen anlatının yerinde açılır. Stil, tip ve sembol düzeyinde yüz, gözyaşı, karanlık salon, ses ve görünmeyen perde, filmin anlam yapısını taşıyan temel unsurlardır. Bu nedenle Şirin, Kiarostami sinemasında yüzün, bakışın ve eksik imgenin en yoğun biçimde düşünüldüğü filmlerden biridir.
Künye & Eser Altı
Yönetmen: Abbas Kiarostami
Özgün Ad: Shirin Türkçe / İngilizce Ad: Şirin / Shirin
Yıl: 2008 Ülke: İran Tür / Bağlam: Deneysel sinema, minimalist sinema, özdüşünümsel İran sineması
Başlıca Yüzler: Juliette Binoche, Golshifteh Farahani, Taraneh Alidoosti, Niki Karimi, Hedieh Tehrani,
Mahnaz Afshar
