Hiçlik ve yokluk, yalnızca ontolojik birer kavram değil; düşüncenin kendisini mümkün kılan sınır hareketleridir. Varlık üzerine düşünmek, hiçliği dışlamak değil, onu sürekli yeniden kavramsallaştırmak zorunda kalmaktır. Çünkü hiçbir düşünce, kendi sınırını düşünmeden kendini tamamlayamaz.
Browsing: Aquinas
Giriş: Popüler İmge ile Tarihsel Nüans Arasında Platon ile Aristoteles’i iki zıt kampın flaması gibi karşı karşıya yerleştiren yaygın şema, tarihsel karmaşıklığı estetik bir jestle sabitleyen…
Giriş: Temsilin Ontolojisi ve Teolojik Arkaplan Sanat tarihi çoğu zaman biçimsel evrimler, teknik gelişmeler ve kültürel dönüşümler üzerinden değerlendirilse de, bu dönüşümlerin ardında yatan daha derin…
GİRİŞ: VARLIĞIN MODLARI VE STATÜLERİ Felsefi düşünce varlık kavramını ele aldığında, yalnızca “var mıdır?” sorusunu sormakla kalmaz; aynı zamanda “nasıl var olur?”, “hangi tarzda vardır?” sorularını…
GİRİŞ: VARLIĞIN ÇOKLUK İÇİNDEKİ YAPISI Felsefe varlık kavramını ele aldığında çoğu zaman onu bütünlük, birlik, saf varlık olarak düşünür. Ancak gerçek düşünme pratiğinde her zaman çokluk…
GİRİŞ: VARLIĞIN İÇ YAPISINI SORGULAMAK Varlık yalnızca mevcut olan değil; aynı zamanda kendi içinde bir yapıya, bir iç katmana sahip olandır. Çünkü bir şey yalnızca “vardır”…
GİRİŞ: VARLIĞIN İÇERİĞİNDE İKİLİK Varlık kavramı üzerine düşünmek, kaçınılmaz olarak onun yapısını çözümlemeyi de beraberinde getirir. Çünkü bir varlık yalnızca mevcut olmakla kalmaz; o, aynı zamanda…
GİRİŞ: VARLIĞIN ÖTESİNDE BAŞLAYAN İKİNCİ SORU Varlığın ne olduğu sorusu, felsefenin kendisine yönelttiği ilk ve en eski sorudur. Ne var ki, “varlık vardır” demekle yetinmek hiçbir…
GİRİŞ: FELSEFENİN KALBİ VARLIK MESELESİ Felsefi düşünce, en başından itibaren hep aynı temel mesele etrafında dönmüştür:”Varlık nedir?”Bu soru yalnızca felsefenin başlangıç noktası değildir; aynı zamanda bütün…
GİRİŞ: TANRI KAVRAMININ DİLSEL YÜKÜ Felsefe ve teoloji, insan düşüncesinin en eski ve en köklü alanlarıdır. Bu iki alanın kesişim noktası ise Tanrı kavramıdır.Tanrı üzerine düşünmek…