Modern dünya, varlığı giderek nitelikleriyle değil nicelikleriyle kavrıyor. Bu metin, Galileo ve Descartes’la başlayan evrenin matematikleştirilmesi sürecini; aritmetik, geometri, istatistik ve ölçümleme rejimi üzerinden felsefi bir çerçevede ele alıyor.
Browsing: çokluk
Modern siyasal düşüncenin büyük kırılmasını bir hat gibi okuduğumuzda, Machiavelli’yle başlayan gerçekçilik darbesi, Hume’da “olan” ile “olması gereken” arasına çekilen keskin çizgi ve Kant’ta normun aşkın…
Giriş: Modern kırılmanın başka bir yolu Seride şu ana kadar modern düşüncenin büyük yarılmasını “olan / olması gereken” hattı üzerinden izledik. Machiavelli, siyaseti gökteki erdemler rejiminden…
Dışsallıktan Öznelliğe: Hume’un Doğa Anlayışının Deleuze Felsefesine Etkisi David Hume’un deneyimci felsefesi, 18. yüzyılın bilgi kuramı ve metafizik anlayışını radikal biçimde sarsan bir dönüşüm yaratmıştır. Hume’a…
Deleuze ve Guattari’nin Felsefesinde Bağlantısallık, Çokluk ve Oluşun Mantığı I. Giriş: Rizomatik Düşüncenin Felsefi Zeminleri Gilles Deleuze ve Félix Guattari’nin Bin Yayla (Mille Plateaux, 1980) adlı…
Kavramların Coğrafyası: Deleuze Serisi #3 GİRİŞ: DELEUZE NEDEN SPINOZA’YA DÖNÜYOR? Gilles Deleuze’ün felsefesini inşa ederken dayandığı temel kaynaklardan biri hiç şüphesiz Baruch Spinoza’dır. Deleuze’ün hem Spinoza…