Varlık, Hegel’de kendi başına duran tamamlanmış bir dolaysızlık değildir; belirlenimleri boyunca kendi üzerine dönerek Öz alanını açar.
Refleksiyon, Varlık ile Öz arasındaki ayrılığı değil, aynı mantıksal hareketin dolayımlanmasını ifade eder.
Browsing: hegel felsefesi
Hegel, felsefi başlangıcın başka bir ilkeye dayanamayacağını savunur; çünkü her temel, başlangıcın öncesinde yeni bir dolayıma işaret eder.
Saf varlık, bu nedenle en zengin değil, en yoksul ve en dolaysız başlangıç belirlenimidir.
Sanat güzelliği, Tin’in kendi içeriğini duyusal biçimde karşısına koymasıdır. Güzel sanat, doğayı kopyalamaz; tinsel hakikate görünüş kazandırır.
Hegel’de edimsellik, yalnızca var olmak değil; kavramın dış varoluşta gerçekleşmesidir. Wirklichkeit, akıl ve hakikat ilişkisiyle açıklanır.
Hegel’in düşüncesinde tinin hareketi, basit bir yükselme şeması değildir. Bu hareket, insanın kendisini ve dünyayı hangi biçimlerde kurduğunu gösteren büyük bir düşünsel örgüdür. Bu örgünün bir…
Hegel’de nesnel tin nedir? Hukuk, ahlak, aile, sivil toplum ve devlet üzerinden özgürlüğün toplumsal gerçekliğini açıklayan kapsamlı bir yazı.
Hegel’in felsefesinde “tin” kavramı, insanı yalnızca düşünen bir varlık olarak değil, kendi üzerine dönebilen, kendini kurabilen ve dünyada anlam üretebilen bir varlık olarak düşünmenin adıdır. Bu…
Hakikat sorusu yalnızca “doğru nedir?” sorusu değildir; düşüncenin hangi sınırlar, hangi ayrımlar ve hangi ilkeler içinde bilgi kurabildiğini anlamaya yönelen temel bir felsefi sorudur.
Hegel’de özgürlük, bireysel keyfiyet değil; tinin kendini düşüncede, tarihte ve edimsellikte kurma sürecidir. “Gerçek bütündür” önermesi, öznel tin, nesnel tin ve saltık tin arasındaki hareketi özgürlüğün asli zemini olarak açar.
Giriş: İki Filozof, İki Yöntem Genç Marx, Ludwig Feuerbach’ın etkisiyle, felsefeyi “gökyüzünden yeryüzüne indirmek” gerektiğini savunur. İnsan, toplumsal ilişkileri içinde, maddi üretim süreçleriyle kavranmalıdır. Ancak Marx’ın…