Browsing: sanat felsefesi

Wölfflin’in biçimsel kategorileri, sanatın görünür düzenini tarihsel olarak ayırırken Panofsky’de biçimin kültürel ve zihinsel anlamdan bağımsız olup olamayacağı sorusuna dönüşür. Sanatsal biçim, düşüncenin dış kabuğu değil; tarihsel dünyanın görme, düzenleme ve anlamlandırma biçimlerinin görsel olarak gerçekleştiği alanlardan biridir.

Kant’ın bilginin imkân ve sınırlarına ilişkin sorusu, Yeni-Kantçı düşüncede nesnenin nasıl bilindiği problemine dönüşürken Panofsky’ye sanat tarihinin kendi bilgi koşullarını sorgulayabileceği kuramsal bir zemin sağlar.
Hermann Cohen ve Marburg Okulu’yla güçlenen bu çizgi, sanat eserini yalnızca tarihsel bir belge ya da biçimsel bir nesne olarak değil, anlamı belirli bilgi koşulları içinde kurulabilen özgül bir araştırma alanı olarak kavrayan Panofsky yönteminin düşünsel başlangıcını oluşturur.

Tinin Dili, Görünüşün Mantığı ve Sanatın Kavramsal Zemini Hegel’in estetik derslerini okurken ilk karşılaşılan engel, metnin “zorluk” derecesi değil, kullanılan temel kavramların yanlış ya da yetersiz…