Yirminci yüzyılın ortası, psikolojinin yalnızca insan zihnini anlamaya çalışan bir “laboratuvar bilimi” olmaktan çıktığı; devletin, kitlelerin ve kurumların yönetim diliyle doğrudan temas ettiği bir eşikti. Bu…
Browsing: Felsefe Metinleri
Felsefe metinleri, insan düşüncesinin derinleştiği, soruların cevaptan önemli hâle geldiği metinlerdir. FiloMythos olarak Antik Çağ’dan günümüze kadar uzanan dönemde yazılmış önemli felsefi eserleri, diyaloglardan aforizmalara, denemelerden sistematik eserlere kadar geniş bir perspektiften ele alıyoruz. Bu bölümde, Platon’dan Nietzsche’ye, Descartes’tan Simone de Beauvoir’a uzanan düşünürlerin metinlerini hem felsefi bağlamda hem de güncel anlamlarıyla yorumluyoruz.
Giriş: Beden, Yazı ve İktidar İnsanın bedeni yalnızca biyolojik bir hacim değildir. Toplum, tarih ve iktidar bu hacmi sürekli olarak yeniden işaretler. Michel Foucault’nun “bedenin yazı…
“Felsefi coğrafya” dediğimizde, sadece bir dünya haritası üzerinde Doğu’yu, Batı’yı, İslam’ı, Çin’i işaretlemiyoruz. Asıl harita, kavramların ve figürlerin haritası: Tao’nun nerede doğduğu, Tanrı adının hangi tarihsel…
Giriş Bu makale, “Antoine Petrov” kanalında yayımlanan “Žižek on Tarkovsky’s Solaris and Kieślowski’s Dekalog” başlıklı YouTube içeriğinin deşifresine ve tartıştığı meselelerin kavramsal izdüşümlerine dayanarak hazırlanmıştır. Metnin…
Neolitik Devrim’den Demir Çağı’na “Ateş Teknolojileri”nin Toplumsal Mimarlığı Giriş: “Ateşi” yönetmek, maddeyi tasarlamaktır Uygarlığın erken tarihi çoğu kez tarım, yazı ve şehirlerle anlatılır. Oysa bu üçlünün…
Technē, Adalet ve Sorumluluk Üzerine Giriş: Bilgeliği Gizemden Çıkarmak Bu metin, Anadolu Aydınlanma Vakfı’nın YouTube kanalında yayımlanan “Oğuz Haşlakoğlu – Sokratik Bilgelik: Bilgi ve Erdemin Birliği”…
Simmel’de mahremin sosyolojisi üzerine bir deneme “Giz”, bir içerik değil, bir ilişki biçimi Georg Simmel’i özgün kılan şey, toplumsal olguları “ne hakkında” olduklarıyla değil, hangi biçimde…
Yakında duran uzaklık Georg Simmel’in “yabancı”sı pasaporttan, milliyetten ya da ırktan ibaret bir farklılığın etiketi değildir; bir ilişki biçimidir. Simmel’in ünlü formülü net: “Bugün gelen ve…
Giriş: İki olmanın cüreti, üçüncüye sığınmanın rahatlığı Georg Simmel’i okurken ilk fark edilen şey, onun toplumu “katı bir şey” olarak değil, akış halinde ilişkiler olarak düşünmesidir.…
Giriş: Neden Simmel, Neden Şimdi? Georg Simmel, modern hayatın kalabalığı içinde gözden kaçan ama gündelik temaslarımızı biçimlendiren “ince bağları” görmemiz için bir mercek sunar. Onun derdi,…