Alegori (Allegory)
Soyut bir kavramın, duygu ya da düşüncenin kişileştirilmiş figürler veya sahneler aracılığıyla somutlaştırılması. Örneğin, “Adalet” kavramı gözleri bağlı, elinde terazi tutan kadın figürüyle temsil edilir. Orta Çağ’dan Rönesans’a kadar geniş kullanım alanı bulmuştur.
Altarpiece (Altar Panosu / Sunak Tabloları)
Kilise sunaklarının arkasına yerleştirilen resim veya heykel düzenlemeleri. Genellikle çok panelli (poliptik) yapıda olur. Hristiyan ikonografisinde İncil sahnelerinin anlatımı için önemli bir formdur.
Amblem (Emblem)
Bir düşünceyi, ahlaki öğretiyi ya da dini temayı simgesel figür ve yazılarla ifade eden görsel anlatım. 16. ve 17. yüzyılda özellikle kitaplarda ve gravürlerde yaygın olarak kullanılmıştır.
Apoteoz (Apotheosis)
Bir kişinin tanrısallaştırılması ya da tanrı mertebesine yükseltilmesini konu alan sahne. Antik Roma imparatorlarının ve Hristiyan azizlerinin yüceltilmesinde sıkça görülür.
Arkaizm (Archaism)
Eski dönem üsluplarını bilinçli olarak taklit etme ya da yeniden canlandırma. Sanatta özellikle tarihselciliğin ve neoklasizmin önemli bir parçasıdır.
Atölye (Atelier / Workshop)
Bir sanatçının çalışma mekânı. Aynı zamanda sanatçının öğrencilerinin ve yardımcılarının birlikte üretim yaptığı yer. Rönesans döneminde büyük ustaların atölyeleri, sanat eğitimi ve üretimin merkezini oluşturmuştur.
Atmosferik Perspektif (Atmospheric Perspective / Hava Perspektifi)
Uzak mesafelerin, renklerin solması, ayrıntıların kaybolması ve tonların mavimsi hâle gelmesiyle betimlendiği resim tekniği. Leonardo da Vinci’nin eserlerinde ustalıkla kullanılmıştır.
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (B Harfi)
Bakış Açısı (Viewpoint / Point of View)
Resimde ya da heykelde figürlerin ve mekânın izleyiciye nasıl sunulduğunu belirleyen konum. Rönesans’ta tek bakış açılı perspektif hâkimken, Barok dönemde çoklu bakış açıları kullanılmıştır.
Barok (Baroque)
17. yüzyılın başlarında İtalya’da doğup tüm Avrupa’ya yayılan sanat akımı. Dinamik kompozisyonlar, dramatik ışık-gölge kullanımı, abartılı hareketler ve duygusal yoğunluk ile tanınır. Caravaggio, Rubens ve Bernini en önemli temsilcilerindendir.
Batı Sanatı (Western Art)
Avrupa merkezli sanat tarihi geleneğini ifade eder. Antik Yunan ve Roma’dan başlayarak Orta Çağ, Rönesans, Barok ve Modern döneme uzanan çizgide ele alınır.
Bedesten (Bazaar / Bedestan)
Osmanlı mimarisinde değerli eşyaların (kumaş, mücevher, silah) alınıp satıldığı, genellikle kapalı mekân olarak düzenlenen ticaret yapıları. Sanat tarihi bağlamında Osmanlı şehir planlamasının merkezinde yer alır.
Bellek Sanatı (Art of Memory / Ars Memoriae)
Antik Çağ’dan Rönesans’a kadar zihinsel imgeler ve mekânsal düzenlemelerle hatırlamayı kolaylaştıran teknik. Sanatta mimari betimlemeler ve alegorik figürlerle desteklenmiştir.
Bizans Sanatı (Byzantine Art)
330’da Konstantinopolis’in kuruluşundan 1453’e kadar süren Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun sanatı. Mozaikler, ikonalar, kubbeli kiliseler ve altın zeminli kompozisyonlar en belirgin özellikleridir.
Bozzetto (Eskiz Heykel / Clay Model)
Bir heykeltıraşın büyük boyutlu eserden önce yaptığı küçük ölçekli kil ya da balmumu model. Michelangelo ve Bernini’nin birçok eserinde bozzetto aşaması belgelenmiştir.
Burlesk (Burlesque / Karikatürize Üslup)
Ciddi konuları abartılı, mizahi ve grotesk bir dille ele alan üslup. 16. ve 17. yüzyıllarda özellikle gravürlerde ve tiyatroda yaygın olarak görülür.
Büst (Bust)
İnsanın başını, boynunu ve bazen göğüs kısmını betimleyen heykel türü. Antik Roma portre geleneğinin temel formudur; Orta Çağ’dan modern döneme kadar yaygınlığını korumuştur.
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (C Harfi)
Capriccio
Gerçek mekânlara bağlı kalmadan hayalî mimari unsurların, antik kalıntıların ve manzaraların bir araya getirildiği resim türü. Özellikle 17. ve 18. yüzyıl İtalyan ressamları tarafından yaygın olarak üretilmiştir. Canaletto’nun Capriccio sahneleri tipik örneklerdendir.
Caricature (Karikatür)
Bir kişinin veya olayın belirgin özelliklerini abartarak ya da bozarak mizahi ve eleştirel biçimde tasvir etme sanatı. 16. yüzyıldan itibaren özellikle İtalya’da ortaya çıkmış, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da yaygınlaşmıştır.
Chiaroscuro (Kiyaroskuro / Işık-Gölge Tekniği)
Işık ve gölge karşıtlığıyla hacim, derinlik ve dramatik etki yaratma yöntemi. Barok dönemde Caravaggio tarafından ustalıkla uygulanmıştır. Aynı zamanda çizimde tek ışık kaynağıyla gölge oluşturma tekniğini de ifade eder.
Classicism (Klasisizm)
Antik Yunan ve Roma sanatını model alan, uyum, ölçü, denge ve sadeliği vurgulayan sanat anlayışı. Rönesans’ta yeniden canlandırılmış, 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da baskın üslup olmuştur.
Cloisonné (Kloazon / Hücre Minası)
Metal yüzey üzerine lehimle yapılmış bölmelere renkli mine doldurularak oluşturulan süsleme tekniği. Orta Çağ Bizans sanatında ve Çin sanatında önemli bir yere sahiptir.
Colossal (Kolossal Heykel)
İnsan ölçülerinin çok üzerinde yapılmış dev boyutlu heykel. Antik Yunan’daki Rodos Heykeli ve Roma’daki Koloseum bu kavramla ilişkilidir.
Contrapposto
Antik Yunan heykelinde figürün ağırlığını bir ayağa vererek doğal bir duruş kazanması. Omuz ve kalçaların birbirine zıt yönde eğilmesiyle bedende hareket ve denge sağlanır. Polykleitos’un Doryphoros heykeli bu tekniğin klasik örneğidir.
Cubism (Kübizm)
20. yüzyıl başlarında Pablo Picasso ve Georges Braque tarafından geliştirilen sanat akımı. Nesneler geometrik formlara ayrılarak çoklu bakış açılarıyla aynı anda gösterilir. Analitik Kübizm ve Sentetik Kübizm olmak üzere iki ana evresi vardır.
Cycle (Sahne Dizisi / Döngü)
Bir anlatıyı baştan sona aktaran resim veya fresk dizileri. Örneğin Giotto’nun Padova’daki Arena Şapeli freskleri, “İsa’nın Yaşam Döngüsü”nü sahne sahne anlatır.
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (D Harfi)
Dadaizm (Dadaism)
I. Dünya Savaşı sırasında 1916’da Zürih’te ortaya çıkan avangard sanat hareketi. Mantık, düzen ve estetik kurallara karşı çıkarak absürd, rastlantısal ve provokatif eserler üretmiştir. Marcel Duchamp’ın Çeşme (Fountain) adlı eseri Dada’nın simgesidir.
Dekoratif Sanatlar (Decorative Arts)
Mimariyle bütünleşen ya da gündelik eşyaları süsleyen sanat dalları. Seramik, cam, tekstil, mobilya ve metal işçiliği bu gruba girer. Sanat tarihinin “yüksek sanat” (resim, heykel) ile “zanaat” ayrımı içinde özel bir kategori oluşturur.
Desen (Drawing)
Sanatın temel ifade aracı. Karakalem, mürekkep, füzen gibi tekniklerle yapılan, çoğunlukla hazırlık çalışması niteliğinde olan çizimler. Rönesans’ta Leonardo da Vinci’nin desen defterleri örnek gösterilebilir.
Diptych (Diptik)
İki kanatlı, menteşeli pano. Orta Çağ ve Rönesans’ta özellikle taşınabilir sunak panosu olarak kullanılmıştır. Bir kanatta Meryem ve Çocuk, diğer kanatta bağışçı figürleri görülür.
Dionysos (Dionysus / Bacchus)
Antik Yunan’da şarap, coşku ve sanat tanrısı. Sanat tarihinde özellikle Roma mozaiklerinde, Rönesans ve Barok resimlerinde sıkça betimlenmiştir. Caravaggio’nun Bacchus tablosu tipik bir örnektir.
Diptik ve Poliptik (Diptych & Polyptych)
İki (diptik), üç (tripti̇k) veya daha fazla kanattan oluşan altar panoları. Gotik ve Rönesans döneminde kiliselerde yaygın olarak kullanılmıştır.
Dizayn (Design)
Bir sanat eserinin ya da nesnenin düzenlenme biçimi. Kompozisyon, form ve işlevin estetik bütünlüğünü ifade eder. Modern dönemde Bauhaus okulu tasarım anlayışının simgesidir.
Domen (Dome / Kubbe)
Mimari yapılarda kullanılan yarım küre biçimli örtü sistemi. Antik Roma’da Panteon’un kubbesi, Bizans’ta Ayasofya, Osmanlı’da Mimar Sinan’ın Süleymaniye Camii bu formun başyapıtlarıdır.
Dori Düzeni (Doric Order)
Antik Yunan mimarisinin üç ana sütun düzeninden biri. Kalın gövdeli, yivli sütunlar ve sade başlıklarla karakterizedir. Parthenon tapınağı Dor düzeninin en görkemli örneğidir.
Dramatik Realizm (Dramatic Realism)
Özellikle 19. yüzyıl resminde görülen, gündelik hayat sahnelerini yoğun duygusal etki ve dramatik vurgularla işleyen yaklaşım. Gustave Courbet ve Jean-François Millet’in eserleri bu eğilimi yansıtır.
Düşey Perspektif (Vertical Perspective)
Özellikle Bizans ve Orta Çağ resminde görülen, mekânın yukarı doğru açılarak anlatıldığı perspektif türü. İzleyiciye göksel bir bakış açısı kazandırır.
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (E Harfi)
Ekphrasis
Bir sanat eserinin sözle ya da yazıyla ayrıntılı biçimde betimlenmesi. Antik Yunan’dan beri kullanılan bu kavram, hem edebiyatta hem de sanat tarih yazımında önemli bir anlatım yöntemidir. Örneğin Homeros’un İlyada’sında Akhilleus’un kalkanının betimlenmesi bir ekphrasis örneğidir.
Empati Teorisi (Einfühlung Theory)
19. yüzyıl sonu estetik kuramında geliştirilen, izleyicinin sanata kendi duygularını “yansıtarak” eseri kavradığını savunan yaklaşım. Heinrich Wölfflin ve Wilhelm Worringer gibi sanat tarihçileri bu kavramı geliştirmiştir.
Empresyonizm (Impressionism / İzlenimcilik)
19. yüzyıl Fransa’sında ortaya çıkan sanat akımı. Doğrudan gözlemi, anlık ışık ve renk etkilerini tuvale aktarmayı amaçlar. Claude Monet, Pierre-Auguste Renoir, Edgar Degas ve Camille Pissarro başlıca temsilcileridir.
Entablatur (Üst Yapı / Kirişleme)
Antik Yunan ve Roma mimarisinde sütunların üzerinde yer alan yatay mimari bölüm. Arşitrav, friz ve kornişten oluşur. Dor, İyon ve Korint düzenlerinde farklı biçimlerde uygulanır.
Epigrafi (Epigraphy / Yazıtbilim)
Taş, metal, seramik gibi malzemeler üzerine yazılmış yazıtların incelenmesi. Sanat tarihi ve arkeoloji açısından yapılar, heykeller ve mezar taşları üzerindeki yazıtlar kimlik ve tarih bilgisi verir.
Erken Hristiyan Sanatı (Early Christian Art)
3. yüzyıldan 6. yüzyıla kadar, Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nda yayılış sürecinde gelişen sanat. Katakomplardaki freskler, sembolik ikonografi ve bazilikal kilise planlarıyla karakterizedir.
Erotik Sanat (Erotic Art)
İnsanın cinsel arzularını, beden estetiğini ve erotizmi konu alan sanat eserleri. Antik Yunan vazolarından Rönesans resmine, Japonya’da shunga gravürlerinden modern fotoğrafa kadar farklı kültürlerde üretilmiştir.
Estetik (Aesthetics)
Sanatın doğası, güzellik anlayışı ve sanatsal deneyimi inceleyen felsefi disiplin. 18. yüzyılda Alexander Baumgarten tarafından sistematik bir kavram olarak ortaya atılmıştır. Kant, Hegel, Nietzsche ve Adorno estetik kuramın önemli filozoflarıdır.
Etching (Asit Aşındırma / Gravür Tekniği)
Bakır veya çinko levha üzerine asitle çizim yapılmasıyla elde edilen baskı tekniği. Rönesans’tan itibaren özellikle Rembrandt ve Goya tarafından ustalıkla kullanılmıştır.
Ex-voto
Şükran, adak ya da mucizevi bir iyileşme sonrası sunulan dini nesne ya da resim. Kiliselere bırakılan küçük panolar veya figürler şeklinde görülür. Halk inançları ve popüler dindarlıkla bağlantılıdır.

Kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/File:Canaletto_-_The_Stonemason%27s_Yard.jpg
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (F Harfi)
Fauvism (Fovizm)
20. yüzyıl başlarında Fransa’da ortaya çıkan sanat akımı. Henri Matisse ve André Derain öncülüğünde gelişmiştir. Canlı, saf renklerin serbest kullanımı ve güçlü fırça darbeleriyle tanınır. “Les Fauves” (vahşi hayvanlar) ifadesi, eleştirmenlerce küçümseyici bir şekilde kullanılmış, ancak akımın adı olmuştur.
Figüratif Sanat (Figurative Art)
İnsan, hayvan ya da doğadaki nesneleri betimleyen sanat. Soyut sanatın karşıtı olarak kullanılır. Rönesans’ın anatomiye dayalı figür anlayışından modern dönemdeki deformasyonlara kadar geniş bir tarihsel süreklilik gösterir.
Follies (Foli / Bahçe Süs Yapıları)
18. yüzyıl İngiltere ve Fransa bahçelerinde görülen, işlevden çok estetik amaçla yapılan küçük yapılar. Yapay kaleler, tapınaklar, piramitler veya egzotik köşkler biçiminde inşa edilmiştir.
Form
Bir sanat eserinin dış yapısı, biçimsel düzeni. Hem fiziksel görünüşü hem de kompozisyonu belirler. Sanat tarihinde form ile içerik arasındaki ilişki temel estetik tartışmalardan biridir.
Fovizm (Fauvism)
Bkz. Fauvism. Türkçe karşılığı olarak “Fovizm” kullanılabilir.
Fraktal Sanat (Fractal Art)
Matematiksel fraktal formlardan türetilen, özellikle bilgisayar teknolojileriyle üretilen çağdaş sanat türü. Sonsuz tekrar eden geometrik desenler üzerine kuruludur.
Frontalite (Frontalism)
Antik Mısır sanatında görülen figürlerin cepheden katı, simetrik duruşuyla karakterize edilen üslup. Heykellerde durağanlık ve ebediyet duygusu yaratmak için kullanılmıştır.
Fresk (Fresco)
Islak sıva üzerine yapılan duvar resmi tekniği. Pigmentler sıvanın içine işleyerek kalıcı hale gelir. Giotto, Michelangelo ve Raphael’in eserlerinde fresk tekniği başyapıt düzeyine ulaşmıştır.
Futurism (Fütürizm)
20. yüzyıl başlarında İtalya’da ortaya çıkan avangard sanat akımı. Hız, teknoloji, makineleşme ve modern yaşamın dinamizmini yüceltir. Umberto Boccioni, Giacomo Balla ve Filippo Tommaso Marinetti hareketin önde gelen isimleridir.
Fütürizm (Futurism)
Bkz. Futurism. Türkçe karşılığı olarak “Fütürizm” kullanılır.
linke tıklayarak sözcükleri okumaya devam edebilirsiniz.
