Filomythos Yapay Zeka
Bu yazıyla bağlantılı kavramları Filomythos arşivinde arayın.
Gotik (Gothic)
12. yüzyılda Fransa’da doğup tüm Avrupa’ya yayılan mimari ve sanat üslubu. Sivri kemerler, kaburgalı tonozlar, vitray pencereler ve yükselen katedraller en belirgin özellikleridir. Chartres, Amiens ve Notre-Dame katedralleri başlıca örneklerdir.
Gravür (Engraving / Printmaking)
Metal, tahta veya taş yüzey üzerine çizim yapılarak elde edilen baskı tekniği. 15. yüzyıldan itibaren Avrupa’da yaygınlaşmıştır. Albrecht Dürer, Rembrandt ve Goya en önemli ustalarındandır.
Grotesk (Grotesque)
İlk kez Roma’daki kazılarda ortaya çıkan fantastik süslemeleri tanımlamak için kullanılmıştır. Abartılı, tuhaf, olağan dışı figürler veya yüzlerin betimlenmesi anlamına gelir. Rönesans ve Barok süslemelerinde yaygın olarak görülür.
Guernica
Pablo Picasso’nun 1937’de yaptığı dev boyutlu tablo. İspanya İç Savaşı sırasında Guernica kasabasının bombalanmasını konu alır. Modern sanatın en güçlü politik başyapıtlarından biridir.
Geometrik Stil (Geometric Style)
MÖ 9–8. yüzyıllarda Antik Yunan vazolarında görülen, üçgen, daire, meander ve şematik figürlerden oluşan üslup. Bu dönem, Yunan sanatının erken gelişim evrelerinden biridir.
Gold Ground (Altın Zemin)
Orta Çağ ve Bizans resminde kutsal sahnelerin fonunda kullanılan altın yapraklı yüzey. İlahi ışığı ve göksel dünyayı simgeler. İkonaların en karakteristik unsurlarından biridir.
Gotik Revival (Neogotik)
18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da ortaya çıkan, Gotik mimari biçimlerinin yeniden canlandırılması. İngiltere’de Westminster Sarayı, bu üslubun en önemli yapılarındandır.
Grisaille
Resimde yalnızca gri tonlarının kullanıldığı, heykel ya da kabartma etkisi yaratan teknik. Orta Çağ vitraylarında ve Rönesans tablolarında sıkça görülür.
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (H Harfi)
Hagiografi (Hagiography / Aziz Biyografileri)
Azizlerin hayatlarının, mucizelerinin ve şehitliklerinin anlatıldığı metinler ve bunlara dayalı görsel temsiller. Orta Çağ’da hem edebiyat hem de ikonografi açısından önemli bir kaynak olmuştur.
Halat Motifi (Rope Motif)
Özellikle Orta Çağ mimarisinde ve süsleme sanatında kullanılan, örgü veya bükülmüş ip biçiminde dekoratif unsur. Romanesk ve Kelt sanatında sıkça görülür.
Hellenistik Sanat (Hellenistic Art)
MÖ 323’te Büyük İskender’in ölümünden Roma İmparatorluğu’nun yükselişine kadar süren dönem sanatı. Gerçekçilik, dramatik hareketler, yoğun duygular ve abartılı anatomilerle karakterizedir. Laokoon Grubu heykeli bu dönemin simgesidir.
Herm (Herma / Hermes Başı)
Antik Yunan’da kare kaide üzerine yerleştirilmiş, genellikle Hermes’in başını betimleyen sınır taşı ya da kutsal işaret. Daha sonra Roma’da da yaygınlaşmıştır.
Heykel (Sculpture)
Taş, bronz, kil, ahşap gibi malzemelerden üç boyutlu figürlerin veya nesnelerin yapılması sanatı. Antik Yunan’daki idealize edilmiş heykellerden modern dönemdeki soyut heykellere kadar sanatın temel disiplinlerinden biridir.
Hieratik Üslup (Hieratic Style)
Figürlerin kutsallığını vurgulamak için kullanılan durağan, simetrik ve resmî anlatım tarzı. Antik Mısır, Bizans ve Orta Çağ ikonalarında yaygın olarak görülür.
Hieroglif (Hieroglyph)
Antik Mısır’ın resim yazısı sistemi. Harflerden çok nesneleri ve kavramları simgeleyen işaretlerden oluşur. Sanat tarihi açısından tapınak duvarları, anıtlar ve lahitler üzerinde önemli bilgiler taşır.
Hiperrealizm (Hyperrealism)
20. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan, fotoğraf kadar gerçekçi ve ayrıntılı resim ve heykel üretimini ifade eden sanat akımı. Chuck Close ve Duane Hanson önemli temsilcilerindendir.
Humanizm (Hümanizm)
Rönesans döneminde Antik Yunan ve Roma kültürüne dönüş hareketi. İnsan merkezli düşünceyi, özgür iradeyi ve dünyevi bilgiye yönelmeyi savunur. Rönesans sanatı, hümanist felsefenin görsel ifadesidir.
Hüsnühat (Calligraphy / İslâm Hat Sanatı)
İslâm dünyasında Arap harfleriyle geliştirilen yazı sanatı. Estetik, geometrik oranlar ve kutsal metinlerin görsel güzelliği üzerine kuruludur. Kufi, Sülüs, Nesih gibi yazı türleriyle gelişmiştir.
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (I Harfi)
İkon (Icon)
Doğu Hristiyanlığı’nda özellikle Bizans sanatında kutsal figürleri tasvir eden resimler. Genellikle ahşap levha üzerine yapılır, altın zemin ve stilize üslup ile dikkat çeker. İkonalar yalnızca sanat eseri değil, aynı zamanda dini ibadet nesnesidir.
İkonografi (Iconography)
Sanat eserlerinde kullanılan figür, sembol ve konuların tanımlanması ve sınıflandırılması. Bir azizin hangi sembollerle betimlendiğini, bir mitolojik sahnenin hangi ögelerden oluştuğunu ortaya koyar. Panofsky’nin yönteminde ikonografik çözümleme önemli bir aşamadır.
İkonoklazm (Iconoclasm / İkonakırıcı Hareket)
8. ve 9. yüzyıllarda Bizans İmparatorluğu’nda ikonaların yasaklanması ve yok edilmesi hareketi. Görsel temsilin putperestlik tehlikesi taşıdığı düşüncesine dayanır. İkonoklazm tartışmaları sanat tarihi açısından görsel kültürün teolojik temellerini sorgulamıştır.
Illumination (İllüminasyon / Tezhipli El Yazmaları)
Orta Çağ ve Rönesans dönemlerinde el yazması kitapların altın, gümüş ve renkli boyalarla süslenmesi. İlahî ışığı simgeleyen altın yaldız kullanımı özellikle belirgindir. Batı’da manastır skriptoriumlarında, İslam dünyasında ise Kur’an nüshalarında gelişmiştir.
İmge (Image)
Sanatta görsel temsilin temel birimi. Hem zihinsel tasavvur hem de maddi biçim anlamına gelir. İmge kavramı, sanat tarihi ve felsefede görsel kültürün merkezinde yer alır.
İmpressionism (İzlenimcilik / Empresyonizm)
Bkz. Empresyonizm (E harfinde). Burada ayrıca tekrar edilebilir çünkü Türkçe’de “İzlenimcilik” olarak karşılığı sıkça kullanılır.
İncil Resimleri (Biblical Paintings)
Hristiyanlıkta Eski ve Yeni Ahit’te geçen sahnelerin resim sanatıyla betimlenmesi. Orta Çağ fresklerinden Barok dönemin dramatik tablolarına kadar geniş bir alana yayılır.
İnşirah Yazısı (Epigraphic Relief)
Mimari yapılarda veya anıtlarda yazıların kabartma tekniğiyle işlenmesi. İslâm ve Roma sanatında yaygın olarak kullanılmıştır.
İslâm Sanatı (Islamic Art)
7. yüzyıldan itibaren İslâm dünyasında gelişen sanat. Geometrik süslemeler, arabesk motifler, hat sanatı, cami mimarisi ve minyatürlerle öne çıkar. Figürsellikten çok soyut ve sembolik düzenlere ağırlık verir.
İzlenimci Heykel (Impressionist Sculpture)
Resimdeki empresyonist yaklaşımı üç boyuta uyarlayan heykel anlayışı. Auguste Rodin’in eserlerinde, yüzeydeki dokular ve ışık etkileriyle bu yaklaşım görülür.
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (J Harfi)
Jamb Figürleri (Jamb Figures)
Gotik katedrallerin portal girişlerinde, kapı söveleri (jamb) üzerinde yer alan heykel figürleri. Çoğunlukla azizler, peygamberler ya da İncil sahneleri betimlenir. Chartres ve Reims katedrallerindeki jamb figürleri Gotik heykel sanatının başyapıtlarıdır.
Janr Resmi (Genre Painting)
Gündelik yaşam sahnelerini, sıradan insanların faaliyetlerini betimleyen resim türü. 17. yüzyıl Hollanda resminde Johannes Vermeer ve Pieter de Hooch’un tabloları tipik janr resimlerdir.
Japon Baskıları (Ukiyo-e / Japanese Woodblock Prints)
17. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Japonya’da üretilen renkli tahta baskılar. Günlük hayat, doğa manzaraları, tiyatro sahneleri ve ünlü aktörler betimlenmiştir. Hokusai’nin Büyük Dalga eseri dünya çapında en bilinen örnektir.
Jugendstil
19. yüzyıl sonlarında Almanya’da ortaya çıkan Art Nouveau’nun yerel biçimi. Organik çizgiler, bitkisel motifler ve dekoratif üslupla karakterizedir. “Jugend” (gençlik) dergisinden adını almıştır.
Jüri Sanatı (Salon Art / Academic Art)
19. yüzyılda Paris Salonları’nda kabul edilen, akademik kurallara bağlı sanat anlayışı. Klasik konular, idealize edilmiş figürler ve teknik mükemmeliyet üzerine kuruludur. Modernist akımlar tarafından eleştirilmiştir.
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (K Harfi)
Kanon (Canon)
Sanatta “ideal ölçü ve oran sistemi” anlamına gelir. Antik Yunan heykeltıraşı Polykleitos, Kanon adlı eserinde insan bedeninin matematiksel oranlarını belirlemiştir. Rönesans’ta Vitruvius ve Leonardo da Vinci bu anlayışı yeniden yorumlamıştır.
Karikatür (Caricature)
Bir kişinin ya da olayın belirgin özelliklerini abartılı, mizahi ve çoğu zaman eleştirel biçimde betimleyen görsel sanat türü. 16. yüzyılda İtalya’da ortaya çıkmış, 18. ve 19. yüzyılda Avrupa’da politik eleştiri aracı hâline gelmiştir.
Karyatid (Caryatid)
Antik Yunan mimarisinde sütun yerine kullanılan, başında mimari yük taşıyan kadın figürü. Atina’daki Erechtheion Tapınağı’nın ünlü Karyatidler galerisi en bilinen örnektir.
Katedral (Cathedral)
Bir piskoposun merkezi olan büyük kilise yapısı. Gotik dönemde Avrupa şehirlerinin simgesi hâline gelmiş, sivri kemerler, vitray pencereler ve devasa kulelerle görkem kazanmıştır. Notre-Dame de Paris ve Köln Katedrali başlıca örneklerdir.
Kilise Sanatı (Church Art)
Hristiyan ibadet mekânlarının süslenmesi amacıyla üretilen resim, heykel, vitray ve mimari unsurların bütünü. Orta Çağ’da ikonografiyle birlikte didaktik bir işlev taşımıştır.
Klasisizm (Classicism)
Antik Yunan ve Roma sanatını örnek alan, uyum, ölçü, denge ve sadelik ilkelerini öne çıkaran sanat anlayışı. 17. yüzyılda Fransa’da akademiler aracılığıyla kurumsallaşmış, Rönesans ve Neoklasisizm dönemlerinde doruğa ulaşmıştır.
Koleksiyonculuk (Collecting / Patronage)
Sanat eserlerinin bireyler, aristokratlar veya kurumlar tarafından toplanması. Rönesans İtalya’sında Medici ailesi gibi hamiler, koleksiyonculuk yoluyla sanatın gelişimine yön vermiştir.
Kolaj (Collage)
Kağıt, fotoğraf, kumaş veya farklı malzemelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sanatsal teknik. 20. yüzyılda Kübistler (Picasso, Braque) tarafından sanat tarihinde öncü bir ifade aracı hâline gelmiştir.
Konstrukktivizm (Constructivism / Yapısalcılık)
1910’larda Rusya’da doğan, sanatı toplumsal işlevsellik ve endüstriyel üretimle bütünleştiren avangard akım. Vladimir Tatlin ve Aleksandr Rodçenko en önemli temsilcileridir.
Kontekst (Context / Bağlam)
Bir sanat eserinin üretildiği tarihsel, kültürel, toplumsal ve estetik çevre. Sanat tarihindeki hermeneutik ve ikonolojik analizler, eserin bağlamını incelemeye dayanır.
Kore Heykelleri (Kore / Kız Figürleri)
Antik Yunan’da MÖ 6. yüzyılda yapılmış genç kadın heykellerine verilen ad. Arkaik üslubun simgesi olup, sütunvari duruş ve “Arkaik gülümseme” ile tanınır.
Kübizm (Cubism)
20. yüzyıl başlarında Picasso ve Braque tarafından geliştirilen sanat akımı. Nesneleri geometrik formlara ayırarak çoklu bakış açılarıyla aynı anda göstermeyi amaçlar. Analitik ve Sentetik Kübizm olarak iki evresi vardır.
Kült İmajı (Cult Image)
Bir tanrıya ya da azize adanmış, ibadet amacıyla kullanılan heykel veya resim. Antik Yunan’daki tanrı heykelleri ya da Hristiyanlık’taki aziz ikonaları bu kategoriye girer.

Kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/File:PicassoGuernica.jpg
Sanat Tarihi Terimleri Sözlüğü (L Harfi)
Lanetleme (Anathema / Damnatio)
Sanatta özellikle Orta Çağ ve Rönesans döneminde, günahkârların cehenneme gönderilişini betimleyen sahneler. Fresklerde ve sunak panolarında kıyamet günü tasvirleriyle birlikte görülür.
Late Gothic (Geç Gotik)
14. yüzyılın sonlarından 16. yüzyıl başına kadar Avrupa’da görülen Gotik sanatın son evresi. Daha ince detaylı işçilik, yoğun süsleme ve duygusal anlatımla karakterizedir. Almanya’da Grünewald, Hollanda’da Van Eyck bu döneme aittir.
Lavi (Wash Drawing / Suluboya Lavi)
Suluboya veya mürekkebin su ile inceltilerek kâğıda uygulanması tekniği. Çizimlere gölge ve hacim kazandırmak için kullanılır. 18. ve 19. yüzyıl Avrupalı ressamları tarafından yaygın olarak uygulanmıştır.
Lineer Perspektif (Linear Perspective)
Rönesans döneminde Filippo Brunelleschi tarafından geliştirilen, mekânın matematiksel kurallara göre tek kaçış noktasına yönelerek tasarlanması yöntemi. Masaccio’nun Kutsal Üçlü freski bu tekniğin erken başyapıtıdır.
Litografi (Lithography / Taş Baskı)
1798’de Alois Senefelder tarafından icat edilen baskı tekniği. Yağlı kalemle kireçtaşı üzerine çizim yapılır ve su–yağ iticiliği sayesinde baskı elde edilir. Delacroix, Daumier ve Toulouse-Lautrec bu teknikle önemli eserler vermiştir.
Loggia (Loje / Açık Galeri)
Bir yapının dış cephesinde, genellikle kemerlerle açılan, üstü kapalı ama yanları açık mekân. İtalyan Rönesans mimarisinde özellikle saraylarda görülür. Floransa’daki Loggia dei Lanzi ünlü örneklerdendir.
Lombard Sanatı (Lombard Art)
Orta Çağ’da Kuzey İtalya’daki Lombard krallığı ve bölgesine özgü sanat üslubu. Romanesk mimarinin gelişiminde etkili olmuş, taş süslemeleriyle öne çıkmıştır.
Luminizm (Luminism)
19. yüzyıl ortasında Amerika’da Hudson River School ressamlarıyla ilişkilendirilen üslup. Işığın atmosfer üzerindeki etkilerini ayrıntılı ve dingin bir biçimde betimlemeyi amaçlar.
Lunet (Lunette)
Yarım daire biçiminde mimari bölüm ya da bu yüzey üzerine yapılan resim. Rönesans ve Barok dönemde fresk ve vitraylarda yaygın olarak görülür. Michelangelo’nun Sistina Şapeli’nde lunet freskleri dikkat çekicidir.