Filomythos Yapay Zeka
Bu yazıyla bağlantılı kavramları Filomythos arşivinde arayın.
Sanatçının Tanıtımı
Sayat Uşaklıgil’in 2016 tarihli Havuz / Pool eseri, çağdaş resmin farklı görsel bellekleri aynı yüzeyde buluşturan montaj mantığını taşıyan çalışmalarındandır. Uşaklıgil, burada gündelik eğlence kültürüne ait havuz sahnesini; eski fotoğraf estetiğini çağrıştıran kadın figürleri, fantastik hayvan ölçeği, teknolojik imgeler ve popüler görsel kültürden koparılmış izlenimi veren unsurlarla birleştirir. Ortaya çıkan dünya gerçekçi bir mekânın tasviri değil, farklı zamanların ve imge türlerinin aynı yüzeyde birlikte yaşayabildiği kurmaca bir gerçekliktir.
Eserin Tanıtımı ve Kompozisyon
Kompozisyonun alt bölümünü koyu mavi bir yüzme havuzu kaplar. Havuzun içinde farklı noktalarda üç kadın figürü görülür; sol tarafta havuz kenarında oturan başka bir kadın kırmızı bir top tutarken, merdivenin yanında ayakta duran kadın da benzer büyüklükte kırmızı bir top taşır. Sağ üst bölümde sarı mayolu kadın bir tramplenin üzerinde kollarını iki yana açmış hâlde dengede durur; yanında siyah mayolu başka bir kadın oturur.
Bu siyah-beyaz ya da monokroma yakın kadın figürlerinin çevresine bütünüyle başka görsel dünyalardan öğeler yerleştirilmiştir. Solda bir şelalenin önünde yeşil renkli, eski bilimkurgu tasarımlarını çağrıştıran robot durur. Gökyüzünde eski tip bir uçak ilerler. Sağ tarafta devasa turuncu bir balık, figürlerle neredeyse aynı fiziksel dünyaya aitmiş gibi yüzey boyunca uzanır. Arkadaki büyük çerçeve içinde palmiye ağaçlarıyla birlikte renkli bir çocuk illüstrasyonu yer alır. Ön sağ köşedeki martı ise havuzla deniz arasındaki görsel sınırı daha da belirsizleştirir.
Panofsky Yöntemiyle Üç Düzeyli Analiz

Kaynak: http://www.sayatusakligil.com/index.htm
Ön-ikonografik düzeyde havuz, kadın yüzücüler, kırmızı toplar, robot, uçak, büyük balık, martı, şelale, kayalık alan, palmiye ağaçları ve çerçevelenmiş bir çocuk imgesi görülür. Figürlerin bir kısmı gri tonlarda, çevredeki nesne ve manzara unsurları ise güçlü renklerle işlenmiştir. Farklı ölçekler ve perspektif ilişkileri tek bir doğal mekâna bağlanmaz.
İkonografik düzeyde havuz ve mayolu kadınlar modern boş zaman, yüzme ve eğlence kültürünü çağrıştırırken robot ve eski uçak teknolojik modernliğin farklı dönemlerine bağlanır. Büyük balık, martı, tropikal bitkiler ve su görüntüsü doğal yaşam repertuarını taşır. Çerçevelenmiş çocuk illüstrasyonu ise resmin içine ikinci bir görüntü yerleştirerek popüler görsel kültür belleğini kompozisyona dâhil eder.
İkonolojik düzeyde eser, modern hayatın birbirinden uzak imge dünyalarının hafızada aynı anda var olabileceği bir görsel gerçeklik kurar. Geçmiş fotoğrafını çağrıştıran yüzücüler, bilimkurgu robotu, uçak, tropikal manzara ve olağanüstü boyuttaki balık aynı zaman dizisine ait değildir. Uşaklıgil’in kompozisyonunda zaman çizgisel olmaktan çıkar; kültürel belleğin farklı parçaları eşzamanlı hâle gelir.
Temsil – Bakış – Boşluk
Temsil: Havuz, gündelik gerçekliğe ait tanıdık bir mekân olarak başlar ancak çevresindeki imgeler bu tanıdıklığı sürekli bozar. Kadınlar yüzme ve dinlenme hâlleri içinde temsil edilirken robot, uçak ve dev balık aynı gerçekliğe eklenir. Böylece temsil, gördüğümüz dünyanın yeniden üretimi olmaktan çıkarak görsel belleğin parçalarının yeniden düzenlenmesine dönüşür.
Bakış: Kadın figürlerinin bakışları farklı yönlere dağılmıştır; bazıları izleyiciye yaklaşırken bazıları kendi eylemleri içinde kalır. Tramplendeki kadının iki yana açılan kolları ise bakışı kompozisyonun merkezine çeker. İzleyici havuzun tam karşısına yerleştirilmiş olsa da aynı anda robotu, uçağı, balığı ve arka plandaki çerçeveyi takip etmeye zorlanır. Tek bir görsel merkez yerine dolaşan bir bakış düzeni oluşur.
Boşluk: Eserde farklı imgeleri birbirine bağlayan ortak bir olay gösterilmez. Robotun neden havuzun yanında bulunduğu, balığın bu ölçekte nasıl var olduğu ya da uçakla yüzücüler arasında nasıl bir ilişki bulunduğu açıklanmaz. Bu anlatısal bağlantıların eksikliği, imgeler arasındaki alanı açık tutar; sahne tek bir hikâyeye kapanmadan görsel çağrışımlar üzerinden çalışır.
Stil – Tip – Sembol
Stil: Eserin biçimsel dili figüratif resimle kolaj mantığını birleştirir. Monokrom kadın bedenleri, doygun kırmızı toplar, yeşil robot, turuncu balık ve açık mavi gökyüzü birbirinden farklı görsel kaynakların izlerini korur. Ölçeklerin bilinçli uyumsuzluğu ve imgelerin kesintisiz bir gerçeklik yanılsaması yaratmadan yan yana getirilmesi, kompozisyonun çağdaş ve gerçeküstü karakterini belirler.
Tip: Mayolu kadınlar, 20. yüzyılın fotoğraf, reklam ve sinema belleğinde sıkça tekrarlanan modern yüzücü ve tatilci kadın tipini taşır. Robot eski bilimkurgu kültürünün mekanik gelecek tipine, uçak ise erken modern ulaşım ve macera imgesine bağlanır. Uşaklıgil bu tanınabilir tipleri özgün bağlamlarından çıkararak ortak bir görsel sahnede karşılaştırır.
Sembol: Havuz, doğal sudan farklı olarak sınırlandırılmış ve denetim altına alınmış bir su alanıdır; eğlence, boş zaman ve modern yaşamın düzenlenmiş doğasını taşır. Robot teknoloji ve geleceğin, eski uçak hareket ve modernliğin sembolik belleğini çağırır. Dev balık su, yaşam ve doğal dünyanın imgesini olağan ölçeğinin dışına çıkarırken martı açıklık, deniz ve hareket çağrışımlarını güçlendirir. Kırmızı topların yinelenmesi ise oyun ve eğlence fikrini kompozisyon içinde belirgin bir renk ritmine dönüştürür. Bütün bu imgeler, doğa ile teknoloji, geçmiş ile gelecek ve gerçek ile düşsel alan arasındaki sınırları birbirine geçirir.
Sanat Akımının Açık Belirtilmesi
Eser, Çağdaş Sanat bağlamında değerlendirilmelidir. Farklı dönemlere ait görsel imgelerin aynı yüzeyde bir araya getirilmesi, fotoğraf ve popüler kültür belleğinin resim içinde yeniden kullanılması, ölçek ve mekân ilişkilerinin bilinçli biçimde bozulması ve gerçekliğin montaj yoluyla yeniden kurulması çağdaş figüratif resmin çoğulcu yapısını belirler. Pop Art’ın görsel arşiv kullanımı ve Sürrealizmin beklenmedik imge karşılaşmaları eserde ikincil etkiler olarak çalışır.
Sonuç
Havuz / Pool, sıradan bir yüzme alanını farklı zamanların ve kültürel imgelerin karşılaşma noktasına dönüştürür. Yüzücüler geçmişten kalmış bir fotoğrafın içinden gelirken robot başka bir gelecek tasavvurunu, uçak modernliğin eski düşlerini, dev balık ise doğal dünyanın gerçeklik ölçüsünü aşan varlığını taşır. Havuzun çevresinde kurulan bu karşılaşmada hiçbir imge diğerini bütünüyle açıklamaz. Uşaklıgil’in resminde gerçeklik, birbirine ait olmayan görüntülerin birlikte var olabildiği çoğul bir görsel bellek hâline gelir.
