Filomythos Yapay Zeka
Bu yazıyla bağlantılı kavramları Filomythos arşivinde arayın.
Sanatçının Tanıtımı
Tuana Özkaragöz’ün Never Odd or Even adlı eseri, çağdaş figüratif resim içinde beden, ikilik, iç-dış sınırı ve görsel simetri üzerine kurulan bir kompozisyon olarak öne çıkar. Sanatçıya ilişkin doğrulanmış ayrıntılı biyografik bilgi burada kullanılmadığından, eser doğrudan kendi görsel kuruluşu, figür düzeni ve başlığının açtığı anlam alanı üzerinden ele alınmalıdır.
Eserin Tanıtımı ve Kompozisyon
Kompozisyon, iki yandan ağır kırmızı perdelerle çevrilen sahne benzeri bir düzende kurulmuştur. Orta alanda, siyaha yakın yatay bir zemin üzerinde yan yana oturan iki kadın figürü yer alır. Her iki figürün de gözleri kapalıdır; bu kapalılık kompozisyona hem içe dönük hem de sessiz bir atmosfer verir.
Soldaki kadın, bedeninin üst kısmında ince, beyaz, tül benzeri bir giysi taşır. Bu şeffaf giysi omuzları ve boynu çevreler; ancak göğüsleri açıkta kalır. Uzun koyu örgü saçı başından aşağı iner, gövdesinin önünden geçer ve bedeninin alt bölümünde dolanarak uyluk çevresine kadar uzanır.
Sağdaki kadın ise bütünüyle çıplak kurulmuştur; göğüs bölgesinde beyaz kaburgalar açıkça görünür. Uzun siyah saçları omzundan ve sırtından aşağı inerken bir bölümü göğüs kafesinin arasına dolanır; böylece bedenin dış yüzeyi ile iç yapısı arasında alışılmadık bir geçiş meydana gelir. Bacakları kendi üzerine kıvrılmıştır.
Alt bölümde açık renkli kıvrımlı bir şerit üzerinde büyük harflerle NEVERODDOREVEN yazısı yer alır. Bu ifade bir palindromdur; yani iki yönden de aynı biçimde okunur. Sözcüğün dilsel simetrisi, resimdeki iki figür arasındaki benzerlik ve fark ilişkisini görsel düzeyde tamamlar.
Panofsky Yöntemiyle Üç Düzeyli Analiz

Kaynak: https://www.instagram.com/tunaozkaragozz/
Ön-ikonografik düzeyde iki oturan kadın, kırmızı perdeler, mavi arka plan, siyah zemin ve yazılı bir levha görülür. Figürler benzer ölçektedir; ikisi de çıplak ya da yarı çıplak hâlde, kapalı gözlerle ve birbirine yakın konumda düzenlenmiştir. Solda tül giysi ve örgü saç, sağda açıkta duran kaburgalar ve bu boşluklara karışan siyah saç kitleleri dikkat çeker.
İkonografik düzeyde eser belirli bir mitolojik ya da dinsel anlatıya bağlanmaz. Bunun yerine çift figür düzeni, kapalı gözler, bedenin dönüştürülmüş anatomisi ve palindrom başlık aracılığıyla ikilik, yansıma ve simetri fikrini işler. İki figür birbirinin kopyası değildir; ama birbirini tamamlayan ya da karşılayan iki beden düzeni gibi kurulmuştur. Soldaki figürde dışsal unsur olan giysi ve örgü öne çıkarken, sağdaki figürde bedenin iç yapısı görünür hâle gelir.
İkonolojik düzeyde eser, bedeni yalnız güzellik ya da çıplaklık üzerinden değil, özne ile beden arasındaki sınırların belirsizleştiği bir alan olarak kurar. Tülle yarı örtülen fakat açıkta kalan göğüsler ile doğrudan açığa çıkarılmış kaburgalar, görünme biçimlerinin farklı katmanlarını yan yana getirir. Palindrom başlık da bu düzeni düşünsel olarak pekiştirir: ileri-geri, sağ-sol, iç-dış, aynı-farklı gibi karşıtlıklar sabit ayrımlar olmaktan çıkar; tek bir yapının iki yönü hâline gelir.
Temsil – Bakış – Boşluk
Temsil: Özkaragöz iki kadın bedenini benzer bir sahne düzeni içinde temsil eder; ancak onları farklı bedensel durumlarla ayırır. Soldaki figürün bedeni tül, örgü ve açık göğüslerle kurulurken sağdaki figürün bedeni kaburgaların açığa çıkmasıyla başka bir kırılganlık ve açıklık düzeyine taşınır. Bir bedende saç yüzeyi sarar, diğerinde saç bedenin içine karışır.
Bakış: Her iki figürün de gözlerinin kapalı olması eserin bakış düzenini belirler. İzleyici sahneye ve bedenlere bakabilir; fakat figürler bu bakışı karşılamaz. Kırmızı perdeler onların görünür hâle getirildiği bir sunum alanı kurar; buna karşılık kapalı gözler, öznel dünyanın geri çekildiğini gösterir. Böylece beden görünür, ama iç bilinç görünmez kalır.
Boşluk: Kompozisyon belirli bir anlatıyı açıklamaz. Bu iki kadının kim olduğu, birbirleriyle nasıl bir ilişki taşıdığı, neden bu sahnede bulundukları ya da bedenlerinden birinin neden iç yapısıyla görünür kılındığı belirtilmez. Arka plan neredeyse bütünüyle boşaltılmıştır; mavi alan ve siyah zemin, figürleri tek bir olay örgüsüne bağlamaz. Boşluk, özellikle anlatısal gerekçenin geri çekilmesiyle çalışır; izleyiciye doğrudan açıklanmayan bir bedensel ve düşünsel alan bırakır.
Stil – Tip – Sembol
Stil: Eserin biçimsel dili düz ve temiz renk yüzeyleri, sadeleştirilmiş anatomi, yumuşatılmış konturlar ve sahne düzeniyle kurulmuştur. Kırmızı perdelerin ağır dikeyliği ile figürlerin oturarak yayılışları arasında karşıtlık vardır. Mavi arka plan figürleri öne çıkarırken, açık ten tonları ile siyah saç kitleleri kompozisyonun temel görsel dengesini oluşturur. Biçim dili doğrudan gerçekçi ayrıntıdan çok, simgesel açıklığa yönelir.
Tip: Çift kadın figürü, görsel bellekte ikiz, eş, yansıma, alter ego ya da karşıt-özdeş beden tiplerine açılan bir kalıp oluşturur. Burada bu tip, mutlak aynılık olarak değil, ortak kuruluş içindeki farklılaşma olarak görünür. Figürlerden biri dış yüzeyiyle, diğeri iç yapısıyla belirginleşir.
Sembol: Palindrom olan Never Odd or Even, eserin temel sembolik düğümüdür; yön değişse de yapının korunması, ikiliğin simetrik fakat kararsız doğasını taşır. Soldaki tül giysi, örtme ile açığa çıkarma arasındaki gerilimi yüklenir; çünkü gövdeyi tümüyle kapatmaz, tersine açıklığı daha görünür kılar. Örgü saç bağ, süreklilik ve birbirine geçirilmişlik duygusu taşırken bedenin çevresine dolanarak bu bağı maddeselleştirir. Sağdaki açık kaburgalar, bedenin iç yapısını dışarı çıkararak kırılganlık, savunmasızlık ve içselliğin görünür hâle gelişini taşır. Saçın kaburgalar arasına girmesi ise iç ile dış arasındaki sınırı çözer. Kırmızı perdeler de sahneleme, gösterme ve saklama belleğini aynı anda taşır.
Sanat Akımının Açık Belirtilmesi
Eser, Figüratif Çağdaş Sanat bağlamında değerlendirilmelidir. İnsan bedeninin kompozisyonun merkezine yerleştirilmesi, figürlerin tanınabilir anatomik yapılarının korunurken kaburgalar, saç ve giysi üzerinden dönüştürülmesi, yazının resim yüzeyine kavramsal bir unsur olarak katılması ve bedenin iç-dış sınırının sorgulanması çağdaş figüratif yaklaşımı belirler. Gerçeküstü bedensel müdahaleler ve sembolik düzen, bu figüratif yapının içinde çalışır.
Sonuç
Never Odd or Even, iki kadın bedenini yalnız benzerlik ya da karşıtlık içinde değil, birbirini yankılayan iki ayrı oluş hâli olarak kurar. Soldaki figürde örtü, saç ve çıplaklık birlikte işler; sağdaki figürde bedenin iç yapısı görünür olur ve saç bu açıklığın içine girer. Gözlerin kapalılığı, sahnenin açıklığına rağmen öznel dünyanın geri çekildiğini hissettirir. Eserin palindrom başlığı, figürlerin kurduğu bu yapıyı dilsel olarak tekrarlar: yönler değişir, yapı bozulmaz. Böylece beden, ikilik ve iç-dış sınırı aynı görsel düzlemde düğümlenir.
