Yeni Platonculuk Felsefe tarihinde bazı isimler yalnızca bir öğreti kurmaz; düşünmenin ufkunu değiştirir. Plotinus bu isimlerden biridir. Onu önemli kılan şey yalnızca Platoncu geleneği sürdürmüş olması…
Browsing: Augustinus
Hermetizm, tarih boyunca kendi başına kapanmış, yalnızca dar bir ezoterik çevrede dolaşan bir öğreti olmadı. Onun gerçek serüveni, çevresindeki büyük dinlerle kurduğu temaslarda görünür hale geldi.…
Hiçlik ve yokluk, yalnızca ontolojik birer kavram değil; düşüncenin kendisini mümkün kılan sınır hareketleridir. Varlık üzerine düşünmek, hiçliği dışlamak değil, onu sürekli yeniden kavramsallaştırmak zorunda kalmaktır. Çünkü hiçbir düşünce, kendi sınırını düşünmeden kendini tamamlayamaz.
Başlangıç Olarak Yaratılmışlık: Initium’un Kavramsal Temelleri Saint Augustinus (Aurelius Augustinus), yaratılışlığı sadece Tanrı’nın bir iradesi olarak değil, aynı zamanda insan varoluşunun metafizik çekirdeği olarak kavrar. Ona…
I. Giriş: Manzara Değil, Ruhun Kartografyası El Greco’nun Toledo Manzarası (View of Toledo, c. 1596–1600) adlı eseri, Rönesans’ın klasik temsil anlayışının sınırlarında dolaşan, hatta onu bilinçli…
I. Giriş: Ruhun Yeniden Düşünülüşü Ruh, insanın en eski sorularından birini taşır: Bedenin ötesinde bir iç varlık var mıdır? Varsa bu varlık nasıl işler, nereye aittir…
Ontolojik Kırılganlık ve Başlangıcın Metafiziği Hannah Arendt’in siyaset felsefesi, özgürlüğü, eylemi ve kamusal alanı modern siyasal düşüncenin ötesinde bir temellendirme çabasıdır. Ancak onun bu temellendirme arayışı,…
Sistina, Davud, yaratım sahnesi, Tanrısal tensellik I. Giriş: Bedenin Ontolojisi ve Rönesans’ta Kutsallık Temsili Rönesans, insanın yeniden merkeze alındığı ve doğanın matematiksel yasaları kadar, bedenin içsel…
Giriş: Temsilin Ontolojisi ve Teolojik Arkaplan Sanat tarihi çoğu zaman biçimsel evrimler, teknik gelişmeler ve kültürel dönüşümler üzerinden değerlendirilse de, bu dönüşümlerin ardında yatan daha derin…
Sanat ve Estetik Serisi // 04 Batı sanat tarihinde Gotik mimari, yalnızca teknik bir yenilik ya da üslup farklılığı olarak değil, derin bir ontolojik ve teolojik…