Hiçlik ve yokluk, yalnızca ontolojik birer kavram değil; düşüncenin kendisini mümkün kılan sınır hareketleridir. Varlık üzerine düşünmek, hiçliği dışlamak değil, onu sürekli yeniden kavramsallaştırmak zorunda kalmaktır. Çünkü hiçbir düşünce, kendi sınırını düşünmeden kendini tamamlayamaz.
Browsing: Dasein
Heidegger’in En Yanlış Anlaşılan Teşhisi Heidegger’i modern hayatın eleştirmeni olarak okuyanlar, çoğu zaman onun sertliğini “toplum kötüdür” türünden kolay bir sonuca bağlama eğilimindedir. Oysa Heidegger’in hedefi,…
“Hayatın Anlamı” Değil, Varlık Sorusunun Geri Dönüşü Heidegger çoğu zaman “daha derin yaşa” çağrısının filozofu gibi sunulur; bu sunum, okura bir kapı araladığı ölçüde işe yarar…
Kaygı Neden Varoluşçu Bir Kavramdır? Kaygı, gündelik dilde çoğu zaman bir ruh hali, geçici bir huzursuzluk, “stresten ibaret” bir dalgalanma gibi anlaşılır. Oysa varoluşçu felsefede kaygı…
Giriş: Varoluşçuluk Bir “Doktrin” Değil, Bir Düşünme Tavrıdır Varoluşçuluk çoğu zaman 20. yüzyılın belirli isimlerine bağlanır; ancak onu belirleyen şey bir döneme ait “etiket” olmaktan çok,…
Giriş: Unutulmuş Bir Sorunun Geri Dönüşü Martin Heidegger (1889–1976), yirminci yüzyıl düşüncesinde eşine az rastlanır ölçüde belirleyici bir etki yaratmıştır. Bu etkinin kaynağı, tekil bir öğreti…
Aristoteles’ten Ontolojik Farka, Mevcudiyetten Zamana “Ousia, sadece bir şeyin ne olduğu değildir; daha derinde, onun nasıl var olduğu sorusunu içinde saklar. Fakat bu soru, felsefe tarihinde…
Yönün Hafızası: Hatırlamak Ne Anlama Gelir? Yön, yalnızca mekânsal bir doğrultu değil; bilinçle kurulan ve zaman içinde taşıdığımız bir hafızadır. Hatırlamak, geçmişe dönmek değil, geçmişin bizim…
Yönün Etik Boyutu: İyilik, Yükseliş ve Sorumluluk Yön, yalnızca mekânsal bir doğrultu değil; aynı zamanda ahlaki bir tutumdur. “Yukarıya bakmak” ifadesi birçok dilde, sadece fiziksel bir…
Düşmek, yalnızca bir yere inmek değildir; bir şeyden uzaklaşmak, bir bütünlüğü kaybetmek, bir şeyi geride bırakmaktır. İnsan için düşüş, salt fiziksel bir konum değişimi değil, varlığın…