Louis Althusser’in geç dönem düşüncesi, tarihi önceden yazılmış bir zorunluluklar zinciri olarak değil, karşılaşmaların tutup tutmamasına bağlı açık bir alan olarak kavrar. Bu yazı, “karşılaşma materyalizmi”nin neden yalnızca felsefi bir kavram değil, aynı zamanda tarih ve siyaset düşüncesi için güçlü bir müdahale olduğunu tartışıyor.
Browsing: Fransız düşüncesi
Jeanne Favret-Saada, büyüyü bir batıl inanç kalıntısı olarak değil, talihsizlik, suçlama ve korku etrafında kurulan toplumsal bir söz düzeni olarak okur.
Onun düşüncesi, antropolojiyi psikanalizle temas ettirerek sözün hem yaralayan hem de iyileştiren gücünü görünür kılar.
Jeanne Favret-Saada’nın büyü üzerine düşüncesini önemli kılan şey, meseleyi “insanlar gerçekten büyüye inanıyor mu?” sorusuna hapsetmemesidir. O, büyüyü önce bir inanç nesnesi olarak değil, insanların başlarına…