Dany Nobus’un Lacan okuması, ayna evresini imge, beden, Öteki, yabancılaşma, saldırganlık ve öznenin kuruluşu üzerinden düşünür.
Browsing: nevroz
Nevrotik Karakter, Adler’in nevrozu bastırılmış libido çatışmasının sonucu olarak değil, aşağılık duygusuna karşı kurulmuş yönelimsel bir güvence sistemi olarak kavradığı ilk büyük eseridir; bu yüzden kitap, yalnızca bir klinik inceleme değil, aynı zamanda bir teorik bağımsızlık bildirgesidir.
Freud ve Adler arasındaki ayrılık, yalnızca libido ile aşağılık duygusu arasında bir kavram farkı değil; insanın ne olduğu, ne tarafından hareket ettirildiği, geçmişiyle nasıl ilişki kurduğu ve değişimin mümkün olup olmadığı üzerine iki ayrı dünya görüşüdür.
Eksiklik hissi, insan ruhunun marjinal bir kusuru değil, kurucu gerilimlerinden biridir.
Adler’in aşağılık duygusu kavramı, telafi, üstünlük arayışı ve toplumsal bağ arasındaki ince psikolojik dengeyi açığa çıkarır.
Psikolojinin modern tarihi büyük ölçüde geriye dönük bir bakış tarafından belirlenmiştir. Semptomun kökeni çocuklukta, çatışmanın kaynağı bastırılmış deneyimde, duygusal düğümün nedeni erken ilişkilerin tortusunda aranır. Bu…
Psikoloji tarihinde nevroz kavramı birçok kez tanımlandı, yeniden yorumlandı ve sonunda resmi tanı dillerinin dışına itildi. Ama kavramın tarihsel gücü, yalnızca bir teşhis kategorisi olmasından gelmez.…
Giriş: Freud’u Neden Hâlâ Okuyoruz? Sigmund Freud, modern insanın kendiyle ve başkalarıyla kurduğu yıpratıcı ilişkileri anlamaya çalışan en etkili düşünürlerden biridir. Onun için acı ve karışıklık,…
Alfred Adler’in psikolojiye en büyük katkısı, kuşkusuz organ eksikliği ve telafi kavramıdır. Adler’e göre insan, doğuştan ya da sonradan yaşadığı bedensel kusurlarla, hastalıklarla, engellerle yüz yüze…
Alfred Adler (1870–1937), modern psikoloji tarihinde Freud ve Jung ile birlikte en çok anılan üç kuramcıdan biridir. Fakat onu farklı kılan şey, insana dair iyimser ve…
Adler’de Güç İstemi Değil, Bütünlüğe Doğru Yönelim Adler psikolojisinin en sık yanlış okunan kavramlarından biri üstünlük çabasıdır. Bunun temel nedeni, “üstünlük” sözcüğünün gündelik dilde neredeyse kaçınılmaz…