Mircea Eliade’nin ebedi dönüş mitosu, kutsal zaman, ritüel tekrar, başlangıca dönüş ve tarihin ağırlığı kavramları üzerinden açıklanıyor.
Browsing: sembolizm
Mircea Eliade, insanın dünyayı yalnız fiziksel nesneler toplamı olarak değil; kutsal merkezler, mitik zamanlar, semboller ve ritüeller aracılığıyla kurduğunu gösteren en etkili dinler tarihçilerinden biridir.
Göbekli Tepe’de bulunan küçük taş levha, yılan, insan ve kuş figürleriyle yalnız arkeolojik bir nesne değildir. Bu taş, yazıdan önceki işaret dünyasını, insanın kozmik konumunu ve…
Konstantin Somov’un Island of Love adlı eserinde suyla çevrili karanlık bir bahçe adasında iki kadın figürü, sütunlu köşk ve küçük aşk heykelleriyle melankolik bir bekleyiş atmosferi oluşturur.
Rimbaud’nun “Ben bir başkasıdır” sözü; Lacan, bilinçdışı, bölünmüş özne ve psikanalitik sorumluluk arasında kurulan güçlü bağ.
Konstantin Somov’un A Ridiculed Kiss adlı eserinde erkek figür kadının açık omzunu öperken kadın geri çekilir; sağdaki gizli tanık ve arkadaki raket oyunu sahneyi alaycı bir bahçe oyununa dönüştürür.
Gabriel von Max’ın Saint Julia adlı eserinde, beyaz giysili Azize Julia haç biçimli ahşap yapıya bağlanmış hâlde yükselirken, kırmızı örtülü bir kadın figürü aşağıda ona bakar ve elinde çiçekler tutar.
Edward Francis Wells, The Shower of Gold / Altın Yağmuru, 1910.
Çıplak kadın figürü, sarı çiçeklerin ve pastoral doğanın altında mitolojik bekleyişin sessiz merkezine yerleştirilir.
Edvard Munch, The Bite / Isırık, 1914, kuru kazı / gravür, kâğıt üzerine baskı
Henri Thomas’ın Yıldız tablosu, çıplak bedeni süslenme, mahremiyet ve seyirlik görünürlük arasındaki gerilimle okur.