Jeanne Favret-Saada’nın “etkilenmek” kavramı, antropolojide mesafe, saha, söz ve ilişkiyi nasıl yeniden düşünmemizi sağlıyor?
Browsing: sözün gücü
Jeanne Favret-Saada, büyüyü bir batıl inanç kalıntısı olarak değil, talihsizlik, suçlama ve korku etrafında kurulan toplumsal bir söz düzeni olarak okur.
Onun düşüncesi, antropolojiyi psikanalizle temas ettirerek sözün hem yaralayan hem de iyileştiren gücünü görünür kılar.
Jeanne Favret-Saada’nın büyü üzerine düşüncesini önemli kılan şey, meseleyi “insanlar gerçekten büyüye inanıyor mu?” sorusuna hapsetmemesidir. O, büyüyü önce bir inanç nesnesi olarak değil, insanların başlarına…
Giriş: Hakikatin Ölçüsü Olarak İnsan Antik Yunan felsefesinin en çarpıcı ve en tartışmalı figürlerinden biri olan sofistler, düşünce tarihinde sadece bir entelektüel hareketin değil, aynı zamanda…