Neden Sorusu Tek Bir Anlama Gelmez Bir şeyi açıklarken her zaman aynı türden bir “neden”…
Search Results: Aristoteles (483)
Hiçlik ve yokluk, yalnızca ontolojik birer kavram değil; düşüncenin kendisini mümkün kılan sınır hareketleridir. Varlık üzerine düşünmek, hiçliği dışlamak değil, onu sürekli yeniden kavramsallaştırmak zorunda kalmaktır. Çünkü hiçbir düşünce, kendi sınırını düşünmeden kendini tamamlayamaz.
Platon: İdealar Kuramı ve Devlet Anlayışı
I. Giriş: İslam Düşüncesinde Akıl–Vahiy Geriliminin Temelleri İslam düşüncesi, tarih boyunca akıl ile vahiy arasında…
Psikolojinin modern tarihi büyük ölçüde geriye dönük bir bakış tarafından belirlenmiştir. Semptomun kökeni çocuklukta, çatışmanın…
Upanişadlar, Vedik geleneğin ritüel merkezli evrenini içe doğru çeviren metinlerdir. Erken Vedik metinlerde kurban, düzen…
“Tümel ilkeler” dediğimizde, çoğu zaman iki farklı arzuyu aynı cümleye sıkıştırırız: Birincisi, dünyanın veya insan…
Platon ve Aristoteles’te Episteme, Descartes ve Leibniz’de Certitudo “Kesinlik” kelimesi aynı kalır; ama Platon–Aristoteles’te okuduğumuz…
5–6. yüzyılda Yahudilik, Sasani Zerdüştlüğü, Maniheizm ve Mazdekizmi; metin, otorite ve düzen ilişkisi üzerinden felsefî bir okumayla topluyoruz.
Plotinos’ta “Bir”den taşan varlık, ruhun geri dönüş hedefiyle tamamlanır. Bu yazı, bu şemanın İslam felsefesinde sudûr teorisiyle nasıl yeniden kurulduğunu; Fârâbî ve İbn Sînâ’daki izlerini kısaca izler.