Jeanne Favret-Saada’nın “etkilenmek” kavramı, antropolojide mesafe, saha, söz ve ilişkiyi nasıl yeniden düşünmemizi sağlıyor?
Browsing: büyü
Jeanne Favret-Saada, büyüyü bir batıl inanç kalıntısı olarak değil, talihsizlik, suçlama ve korku etrafında kurulan toplumsal bir söz düzeni olarak okur.
Onun düşüncesi, antropolojiyi psikanalizle temas ettirerek sözün hem yaralayan hem de iyileştiren gücünü görünür kılar.
Jeanne Favret-Saada’nın büyü üzerine düşüncesini önemli kılan şey, meseleyi “insanlar gerçekten büyüye inanıyor mu?” sorusuna hapsetmemesidir. O, büyüyü önce bir inanç nesnesi olarak değil, insanların başlarına…
Sanatçının tanıtımıJohn William Waterhouse (1849–1917), geç Viktorya İngiltere’sinde Pre-Rafaelite duyarlığı akademik bir teknikle birleştiren özgün bir figürdür. Mit, efsane ve edebiyat sahnelerini şiirsel bir ışıkla kurar;…
Sanatçı Üzerine Kısa Bir Bakış John William Waterhouse (1849–1917), Viktorya dönemi İngiliz resminin geç temsilcilerindendir. Her ne kadar doğrudan Pre-Raphaelite Kardeşliği’ne ait olmasa da, bu topluluğun…