Julia Kristeva’nın düşüncesi çoğu zaman iğrençlik, annelik, semiyotik alan, melankoli ya da kadınlık tartışmalarıyla hatırlanır. Oysa onun sonraki dönem metinlerinde gittikçe belirginleşen başka bir düğüm vardır:…
Browsing: freud
Freud’un Totem ve Tabu’su bugün doğrudan doğruya bir antropoloji kitabı gibi okunamaz. Kitabın dayandığı bazı etnografik veriler eskimiştir; “ilkel toplum”, “ilk baba”, “kabile düzeni” gibi çerçeveler…
Freud, “dişil” ve “eril” terimlerinin psikanalizde sürekli yanlış anlaşılmasının temel nedenini kavramların tek bir düzleme indirgenmesine bağlar. Aynı kelimelerle üç farklı şey konuşulur: biyolojik, sosyolojik ve…
Freud’un Musa ve Tektanrıcılık kitabı, yalnızca dinler tarihiyle ilgili bir metin değildir. Aynı zamanda psikanalizin kendi sınırlarını zorladığı, tarih, hafıza, suçluluk, kurucu figür ve kolektif kimlik…
Freud’da baba neden bu kadar merkezîdir? Freud’un düşüncesinde baba, yalnızca aile içindeki bir kişi değildir. Daha doğrusu, baba önce aile içindeki bir kişi olarak görünür; fakat…
Rüya kuramı, psikanalitik düşüncenin merkezinde yer alan başlıklardan biridir. Freud’un 1900’de yayımladığı Düşlerin Yorumu, rüyayı yalnızca ilginç bir zihinsel olay olmaktan çıkarıp bilinçdışının temel sahnesi hâline…
Giriş: Bir Ayrılığın Anlamı Yirminci yüzyılın başında kurulan Freud–Jung diyaloğu, yalnız bir dostluğun tarihi değildir; modern ruhbilimin imkânları ve sınırları üzerine verilen metodolojik bir mücadelenin de…
Eksiklik, Telafi ve Toplumsal Duygunun Psikolojisi Psikanaliz tarihinin büyük anlatısı çoğu zaman iki kutup etrafında kurulmuştur: bir yanda Freud, öte yanda Jung. Adler ise bu anlatıda…
Bir savunmadan fazlası Psikanalitik sözlükte “sublimasyon” denildiğinde çoğu kimsenin aklına önce savunma mekanizmaları gelir. Oysa yüceltme, yalnızca tehlikeli bir dürtüyü maskelemek için başvurulan teknik bir manevra…
Ulus Baker’in Sanat ve Arzu Seminerleri’nin 7. dersinde Spinoza’nın sevgi ve arzu kavramları, Freud ve Lacan’ın aşk teorileriyle karşılaştırmalı olarak tartışılıyor. Spinoza’nın Etika’sındaki 40. ve 41. önermeler üzerinden sevgi ve nefretin mekanik işleyişi, melodramın yapısı, üçüncü kişi ve Tanrı’nın bakış açısı kavramları açılarak, arzu ve sevginin insan varoluşunun özündeki yeri inceleniyor.