Tanrısal önbilgi, kader, özgür irade, abes, cüzî irade ve clinamen üzerinden insanın anlam ve sorumluluk açmazı.
Browsing: Varoluşçuluk
Kavramın Alanı Abes, gündelik dilde çoğu zaman “saçma”, “boş”, “anlamsız”, “gereksiz” veya “yersiz” anlamlarında kullanılır. Felsefi bağlamda ise kavram daha belirli bir soruna işaret eder: insanın…
Yönetmen ve Bağlam Béla Tarr’ın Lanet filmi, onun olgun sinema dilinin gerçek başlangıç noktası sayılır. BFI, Tarr’ın geç dönem üslubunun bu filmle birlikte belirginleştiğini özellikle vurgular:…
Hiçlik ve yokluk, yalnızca ontolojik birer kavram değil; düşüncenin kendisini mümkün kılan sınır hareketleridir. Varlık üzerine düşünmek, hiçliği dışlamak değil, onu sürekli yeniden kavramsallaştırmak zorunda kalmaktır. Çünkü hiçbir düşünce, kendi sınırını düşünmeden kendini tamamlayamaz.
Kaygı Neden Varoluşçu Bir Kavramdır? Kaygı, gündelik dilde çoğu zaman bir ruh hali, geçici bir huzursuzluk, “stresten ibaret” bir dalgalanma gibi anlaşılır. Oysa varoluşçu felsefede kaygı…
Giriş: Varoluşçuluk Bir “Doktrin” Değil, Bir Düşünme Tavrıdır Varoluşçuluk çoğu zaman 20. yüzyılın belirli isimlerine bağlanır; ancak onu belirleyen şey bir döneme ait “etiket” olmaktan çok,…
Cézanne üzerinden görü, beden ve “ten” ontolojisi Merleau-Ponty’nin resim üzerine düşünmesi, “sanat felsefesine ek” bir alan değil; felsefenin kendi merkezinde duran bir problem olarak görünürlük meselesine…
Giriş: İmanın Dile Direnişi ve Moria’nın Sessizliği Kierkegaard’ın Korku ve Titreme’yi “Johannes de Silentio” mahlasıyla yayımlaması, daha ilk satırda okura bir uyarıdır: Anlatılacak şey, ortak aklın…
Filozofun yeri, üslubun ağırlığı Friedrich Nietzsche, Batı entelektüel geleneğinin en sarsıcı ve verimli figürlerinden biridir. Felsefi etkisi kadar edebî kudretiyle de tanınır; Almancanın en güçlü düzyazı…
GirişSøren Kierkegaard, modern felsefede inanç ile şüphenin karşıt kutuplar olarak değil, aynı tecrübenin iki zorunlu ve birbirini besleyen veçhesi olarak anlaşılması gerektiğini öne sürer. Onun için…