Başlangıç sorusu, felsefenin en eski sorularından biridir; fakat bu soru yalnızca “bir şey ne zaman başladı?” sorusu değildir. Felsefe başlangıcı çoğu zaman tarihsel bir ilk an…
Browsing: İbn Rüşd
İbn Rüşd’ün Tehâfütü’t-Tehâfüt’ü, yalnız Gazâlî’ye verilmiş bir cevap değildir. Bu eser, felsefenin gerçekten tutarsız olup olmadığını, metafizikte hangi tür kanıtın geçerli sayılacağını ve din ile hikmet…
İbn Rüşd’ün düşüncesini anlamanın en sağlam yolu, onun din-felsefe ilişkisine dair meşhur metinlerinden değil, mantık anlayışından başlamaktır. Çünkü İbn Rüşd için mantık yalnızca düşünmeyi düzenleyen teknik…
Neden Sorusu Tek Bir Anlama Gelmez Bir şeyi açıklarken her zaman aynı türden bir “neden” sormayız. Bazen bir olayın nasıl meydana geldiğini, bazen hangi sebeple ortaya…
İbn Rüşd’e göre hakikat birdir; fakat ona ulaşma yolları ve onu dile getirme biçimleri herkes için aynı değildir.
Gazali ile İbn Rüşd arasındaki tevil tartışması, kutsal metnin ne söylediğinden çok onu kimin, hangi yetkiyle ve hangi yöntemle yorumlayabileceği sorusunda düğümleniyor.
I. Giriş: İslam Düşüncesinde Akıl–Vahiy Geriliminin Temelleri İslam düşüncesi, tarih boyunca akıl ile vahiy arasında sürekli yeniden kurulan bir ilişki biçimi etrafında gelişmiştir. Bu ilişkinin her…
Musa ibn Meymun: Orta Çağ Yahudi Felsefesinde Akıl–İnanç
Giriş: Popüler İmge ile Tarihsel Nüans Arasında Platon ile Aristoteles’i iki zıt kampın flaması gibi karşı karşıya yerleştiren yaygın şema, tarihsel karmaşıklığı estetik bir jestle sabitleyen…
Sokrates’in Atina’da yaptığı ünlü savunmayı hatırlayalım: Kendini “bilge” ilan etmez; tersine, bilginin kaynağı hakkında ölçülü kalır. Onun bilgelik taslamaması, cehaleti kutsaması değildir. Aksine, bilginin neyle ve…