İran platosu ve Pers kültür havzası, felsefî düşüncenin yalnız “taşınan” değil, yeniden kurulan bir dil hâline geldiği coğrafyalardan biridir. Bu havzada yetişen İbn Sînâ (Avicenna), felsefe…
Browsing: İslam Felsefesi
İbn Rüşd’ün Tehâfütü’t-Tehâfüt’ü, yalnız Gazâlî’ye verilmiş bir cevap değildir. Bu eser, felsefenin gerçekten tutarsız olup olmadığını, metafizikte hangi tür kanıtın geçerli sayılacağını ve din ile hikmet…
Monoteizm, panteizm ve panenteizm modern kavramsal ayrımlar olarak bize güçlü bir çerçeve sunar. Fakat bu çerçeve kimi düşünce geleneklerini açıklarken, kimilerini fazlasıyla düzleştirir. Yeni Platonculuk tam…
Yeni Platonculuk Felsefe tarihinde bazı isimler yalnızca bir öğreti kurmaz; düşünmenin ufkunu değiştirir. Plotinus bu isimlerden biridir. Onu önemli kılan şey yalnızca Platoncu geleneği sürdürmüş olması…
İbn Rüşd’ün düşüncesini anlamanın en sağlam yolu, onun din-felsefe ilişkisine dair meşhur metinlerinden değil, mantık anlayışından başlamaktır. Çünkü İbn Rüşd için mantık yalnızca düşünmeyi düzenleyen teknik…
İbn Rüşd’e göre hakikat birdir; fakat ona ulaşma yolları ve onu dile getirme biçimleri herkes için aynı değildir.
Gazali üzerine yazılan pek çok metin, onun filozofları tekfir etmesini sanki yalnızca sert bir dinî hüküm verme eğiliminin sonucuymuş gibi anlatır. Bu anlatıda Gazali, felsefeye kapıları…
Gazali ile İbn Rüşd arasındaki tevil tartışması, kutsal metnin ne söylediğinden çok onu kimin, hangi yetkiyle ve hangi yöntemle yorumlayabileceği sorusunda düğümleniyor.
I. Giriş: İslam Düşüncesinde Akıl–Vahiy Geriliminin Temelleri İslam düşüncesi, tarih boyunca akıl ile vahiy arasında sürekli yeniden kurulan bir ilişki biçimi etrafında gelişmiştir. Bu ilişkinin her…
Plotinos, kötülüğü bağımsız bir güç değil iyiliğin eksilmesi olarak yorumlar. Madde, ahlak ve ruhun düşüşü üzerinden bu teorinin mantığı.